müzik etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
müzik etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

22 Nisan 2008 Salı

Yuksek Sadakat - Katil & Maktul

Ne zaman radyoda ya da televizyonda rock müziği çalsa ilk yaptığım şey kanalı değiştirmek olur. Nedense rock müziğine bir türlü ısınamadım.

Dikkat ederseniz, media player vs. demedim bile... Herhalde bir kaç klasik parça dışında -ki onlar da bir elin parmaklarını geçmez ve muhtemelen izlediğim güzel bir filmi, vs. hatırlatıyordur- kitaplığımda rock parçalarından eser yoktur.

Fakat sevdiğim bir şey varsa o da Anadolu Rock'tur. Özellikle Cem Karaca, Bulutsuzluk Özlemi, Erkin Koray, Edip Akbayram, favorilerim arasındadır.yuksek sadakat katil maktul

Ama gelin görün ki günümüzdeki yeni rock sanatçıları bana hep batının kötü bir taklidi gibi gelmiştir. Sözler dışında her şeyin yabancı olduğu eğreti şarkılar.

Fakat Yüksek Saadakat bu duruma bir istisna oluşturuyor. 2 yıl önceki "Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer" albümünden sonra geçenlerde "Katil & Maktül" adında bir albüm çıkarmışlar. Başlangıçta ilk albüm kadar beni etkilemese de yavaş yavaş albüme ısındım diyebilirim.

Albümde sevdiğim şarkılar ise şunlar:

1. Aşk Durdukça

2. Ben Seni Arayamam

5. Babamın Evinde

7. Kara Göründü

10. İçimdeki Yağmur

Bu arada albümün adının ilginç olması hakkında grubun solistinin bir açıklamasını TV'de izlemiştim geçenlerde. Söylediği şeyler benim bu albümü almamda çok etkili olmuştu fakat ne yalan söyleyeyim dinlediğimde ben bu çıkarımları yapamamıştım. O yüzden söylediklerini burada tekrarlamayacağım.

Zaten en çok sevmediğim şeyler de "şair, yazar, sanatçı, ressam burada bunu anlatmaya çalışmış" klişeleridir. Hem sanattan herkesin çıkaracağı anlamlar farklı olduğuna inandığımdan hem de insanları yönlendirdiğini düşündüğümden bu tür açıklamaları çok da ciddiye almamak lazım.

07 Ocak 2008 Pazartesi

Tarkan ve Metamorfoz...

  tarkan metaTarkan'ın en son albümü Metamorfoz'u ilk defa Capacity Electroworld'da İbo'yla birlikte teknoziyaret yaparken dinleme fırsatım oldu. Valla müziğin sesinden mi bilmiyorum ama o zaman çok hoşuma gitti. Tabi bir önceki İngilizce albümünü de ilk defa Real'de alışveriş yaparken dinlemiştim. O da benim hoşuma gitmişti ama sonradan o albümü çabuk unutmak istemiştik.

Neyse efendim, ttnetmuzik.com sayesinde albümün şarkılarını indirme fırsatım oldu ve bu aralar sürekli dinliyorum. Gerçekten Tarkan İngilizce albümünün acısını çıkaracak gibi geliyor bana.

Bu arada albüm çıkalı enteresan haberler de ortaya çıkmadı değil. Benim hatırladıklarım:

-Nihat Doğan, kravatlı imajının kendisinden çalıntı olduğunu söyledi. Ona yapımcısı Erol Köse'de katıldı.

-Sonra Özcan Deniz'de aynı imajı kendisinin de daha önce kullandığını söyledi.

-Hande Yener, "sound"unun kendi tarzını andırdığını söyledi.

-TDK -ki bence bu en ilginçi- Tarkan'ı şarkı sözlerinde yer verdiği atasözleri ve deyimler yüzünden resmi yazıyla tebrik etti.

Benim albüm hakkındaki izlenimim ise çok başarılı olduğu... Favori şarkılarım şöyle:

6- Dedikodu - Son derece hareketli ve kıpır kıpır bir parça

4 - İstanbul Ağlıyor - Çok duygusal güzel bir slow parça.

5 - Hop Hop - Çok keyifli, dillerden düşmeyecektir.

10 - Pare Pare - Slow bir parça, özellikle piyano çok iyi..

Not: Bu arada dikkat ettim de şarkılar bir hareketli, bir slow şeklinde gidiyor. Çocukken de kaset çekerken hep böyle yapardım :)