bakan etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
bakan etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

29 Eylül 2007 Cumartesi

100 milyarı aştık, durmak yok yola devam...

İki haftadır iş yoğunluğundan yazmaya fırsat bulamıyordum ama neyse ki memlekette bu işi iyi yapan yazarlar var da yazılarıyla düşüncelerimize aracı oluyorlar.

Engin Ardıç'ın bugünkü yazısı da (29.09.2007) bunlardan bir tanesi. Kendisine özgü üslubuyla yine döktürmüş. Yazıyı buraya da koyuyorum. Arada ibret için dönüp dönüp okunacak cinsten (kalın olanlar benim özellikle hoşuma giden sözler):

Kaç gündür bekliyordum, biri çıksa da beni doğrulasa... Ara sıra doğrulanmak güzeldir. Hep küfür mü yiyeceğiz canım, zaman zaman da haklı çıkalım!
Hani demiştim ya, bu memlekette vara yoğa, yerli yersiz Anıtkabir’e gidilir, Atatürk’ün huzuruna çıkılır... Eskiden kelle hesabı yapılmazdı, artık çetelesini tutuyorlar ve ara ara da yayınlıyorlar, şu kadar bin ziyaretçiye ulaştık, aha şu anda milyonu geçtik falan diye...
Şimdi ihracatçılar da gideceklermiş.
Çünkü, Türkiye İhracatçılar Meclisi, on iki ayda tam yüz milyar dolarlık ihracat yaptığımızı açıklamış. Amerika, Avrupa, Çin ve Japonya için küçük, Türkiye için büyük bir adımdır.
Fakat herhalde Büyük Kurtarıcı, “ihracatçılar, ilk hedefiniz yüz milyar dolardır, ileri” demiş olduğu için, bunu Anıtkabir’de tescil etmek şart. Ata’ya anlatmazsan hiç kıymeti yok... Ata görecek...
Türkiye İhracatçılar Meclisi başkanı Oğuz Satıcı ve arkadaşları, pazartesi sabahı aynen Rasattepe’deler... (Oğuz Satıcı... “İsmiyle müsemma” diye işte ben ona derim!)... Böyle bir meclis varmış da haberimiz yokmuş... Hazır değişik bir meclis bulmuşken yeni anayasayı da şuna yaptırsalar.
Başlarında da, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen...
Çelenk koyacaklar (onlar koymayacaklar, nöbetçi koyacak da onlar da bir ucundan dokunacaklar, koyar gibi yapacaklar), saygı duruşunda bulunacaklar, şeref defterini imzalayacaklar... İşte Atam, yüz milyar dolar! (Hürriyet Gazetesi böyle başlık atmış.)
Atatürk kalkıp okuyamayacak ama muhabirler hemen koşup not edecekler.
Acaba Bekir Coşkun da içinden Onuncu Yıl Marşı’nı mırıldanarak katılmayı düşünür mü? (Böyle bir hobisi vardır.)... Çıktık açık alınla on iki ayda her turdan, on iki ayda yüz milyon dolar döviz yarattık her kurdan... Başta bütün dünyanın saydığı sayın bakan...
Bu arada bir de “ihracatçının andı” yazılmaktaymış. Onu da orada okuyacaklar, Atatürk dinleyecek. “Şurası olmamış, şöyle değiştir çocuk” diyecek.
Hani Atatürk’ün gençliğe hitabesine karşılık bir de “gençliğin cevabını” yazmışlardı da, yazanın kaç yaşında olduğunu hep merak ederdim...
Bu da öyle bir şey, çünkü ihracatçılar, “kendi alanlarındaki mücadelede onuncu yıl nutkundan ilham almışlar”.
Başarmak için de, muhtaç oldukları kudretin damarlarındaki asil kanda bulunduğuna inanmışlar, öyle diyorlar. Buna göre, ithalatçılar ya vatan haini ya kansız. Çünkü gül gibi dövizlerimizi harcıyorlar.
Nasıl bir and içecekler acaba? Bir gün Türk ihracatını müdafaa mecburiyetine düşersek, vazifeye atılmak için avro/dolar paritesinin imkân ve şeraitini düşünmeyeceğiz! Bu ihracat çok namüsait bir vaziyette tezahür edebilir... İhracatına kastedecek düşmanlar, dolar kurunu çok düşük tutarak bütün dünyada emsali görülmemiş bir dalgalanmanın mümessili olabilirler... Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün borsalarına girilmiş, bütün tahtaları kapatılmış, bütün bırokır firmaları zaptedilmiş olabilir... Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar Türkiye’ye Malezya modelini getirmek gibi bir gaflet, dalalet, ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler...
Ey Türk ihracatının evladı! Vesaire vesaire.
Bu arada haddim olmayarak benim o naçiz yazımdan da etkilenmiş olmalılar ki, “kimseyi şikâyet etmeyeceğiz” demişler. Anıtkabir tavafında bu da önemli bir aşamadır.
Ben şimdi, kendi alanında başarılı olan herkesten bir Anıtkabir ziyareti beklerim. Eskiden futbolcuları maçtan önce Eyüp Sultan’a götürürlerdi, Avrupa Kupası’na katılma hakkını elde edersek Fatih Terim de çocukları topladığı gibi doğru Anıtkabir’e...
Ya da Ertuğrul Özkök gitsin... Beş yüz bin satışı bulduk, Fotomaç’ı geçtik Atam...
Dua edin ki Matild Manukyan hayatta değil. Vergi rekortmeni, devletine bağlı, vatansever bir iş kadınıydı. Aydın Doğan Grubu yazarlarının “haydi herkes ya Anıtkabir’e ya Dolmabahçe Sarayı’na” gazına gelip “Yüce Atam, yüz bininci viziteye ulaştık” diye defter imzalamaya kalksaydı, görürdünüz siz skandalı!

15 Eylül 2007 Cumartesi

60. Hükümet Bakanları

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 60. hükümetle ilgili ipuçlarını daha önce basın yoluyla çeşitli söyleşilerde vermişti. Hatta ben bu konuda en son değerlendirmemde çeşitli yorumlarda bulunmuştum. O yorumda dikkat çektiğim konular hakkında değerlendirme yapmam gerekirse:


•    Başbakanın açıklamaları bilim ve teknoloji konusunda yeni bir bakanlık mı söz konusu şeklinde umutları artırsa da, nihai listeye baktığımızda bu konuda ayrı bir bakanlığın olmadığını görüyoruz. Bu durum konuya yakın çevrelerde olumsuz karşılansa da Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın sorumlu tutulması eski hükümete göre bir artı sayılabilir. Bilindiği gibi TÜBİTAK gibi kurumlar daha önce doğrudan başbakana bağlı idi ve o da bu kurumların verimli bir şekilde yönetilemediğini belirtmişti.

•    Bakanlar arasındaki koordinasyonu başbakanın en çok güvendiği isimlerden birisi olan Cemil Çiçek üstlenmiş gözüküyor. 60. hükümette Cemil Çiçek'in üzerinde önemli sorumluluklar var. Sanırım ciddi görevlerin verilmesinde Cemil Çiçek'in başbakana en yakın kimselerden olmasının büyük payı var.

•    Parlamento ile olan ilişkiler de Cemil Çiçek'in görevleri arasında. Başbakan daha önceleri, bu konuda farklı bir başbakan yardımcılığı olacak şeklinde sinyaller vermişti.

•    Nazım Ekren, başbakanla yıllardan beri süregelen ilişkisinin de etkisiyle ekonomide en önemli koltuğa oturdu. Piyasanın çok fazla tanımadığı -popüler olmayan- bir kişi olsa da özgeçmişine bakıldığında yeterli birikime sahip olduğu sonucu çıkarılabilir.

Daha önceki yorumumda bu konulara dikkat çekmiştim. Bugün bakanların isimleri belli olduktan sonra genel bir değerlendirme yapabiliriz:

•    Birkaç yeni isim ve bazı kişilerin tasfiyesi dışında bakanlar kurulunun öncekinden çok da farkı yok. Bu başbakan tarafından “istikrarı sağlayan ve uyum içinde çalışan eski hükümetin iç dinamikleri ve tecrübesinden yararlanmak” şeklinde ifade edilse de beklentiler bakanlar kurulunda -biraz da siyasi ajandanın yoğun olması nedeniyle- radikal değişiklikler olacağı yönündeydi.

•    Kadın bakanların sayısı konusunda bir değişiklik olmaması; azalma ol(ma)ması açısından iyi(kötü) bir şey mi yoksa artış ol(ma)ması açısından kötü(iyi) bir şey mi olduğu konusunda kararsızım.

•    Genel olarak hükümet Tayyip Erdoğan'a yakın kişiler arasından kurulmuş. En kritik görevlerde Tayyip Erdoğan'a yakın kişilerin olması kendisi tarafından "bu bir ekip işi ve en iyi çalışabileceğim kişilerle takım kurarım" şeklinde ifade edilse de Tayyip Erdoğan'ın omuzlarına fazladan sorumluluk yükleyebilir. İlerleyen günlerde muhalif seslerin olmayışı ve başbakana olan aşırı güven ve destek bazı kararlarda ciddi riskler oluşturabilir.

•    Bu durumda başbakanlığın rolünün gittikçe arttığı söylenebilir. Özellikle yeni anayasa taslağının da bu yönde gelişmeler içermesi ve Recep Tayyip Erdoğan'ın hem partisinde hem de hükümetindeki konumu, Türkiye'deki daha önceki başbakanlardan farklı bir konumda olmasına neden olabilir. Bu da en azından “başkan” ya da -bizdeki parlamenter rejimle birebir örtüşmesi açısından- "şansölye" gibi daha fazla sorumluluk sahibi olması anlamına gelir. Bu konuda hem Recep Tayyip Erdoğan'ın hem de devletin ne kadar hazır olduğu tartışılabilir.

•    Hükümet programını değerlendirmeyi sonradan yapmayı düşünüyorum fakat bu hükümetin, programdan da anlaşılacağı üzere bir önceki hükümetin kaldığı yerden devam eden bir hükümet olduğu görülüyor. Hoş, "durmak yok, yola devam" yaklaşımında tutarlı olsa da, 60. hükümeti bekleyen gündem değerlendirildiğinde -anayasa değişiklikliği, AB sürecine tekrardan hız kazandırma, yükselen terör ve devlet içi çeteleşme gibi konular- hükümetten çok da fazla bir gelişme beklemek konusunda şüphelerim oluyor. Tabi bu konuda, bakanların gerek hükümet olarak gerekse de bireysel olarak göstereceği ekstra çabalar her zaman biz seçmenler tarafından hoş karşılanacaktır.

 

Bakan Görevler Bağlı Kurum ve Kuruluşlar İlgili Kurum ve Kuruluşlar
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
  -Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği
-Milli İstihbarat Teşkilatı Müşteşarlığı
-Toplu Konut İdaresi Başkanlığı

-Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanlığı

Cemil Çiçek
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı

-Parlamento ile ilişkiler
-Kıbrıs ile ilgili koordinasyon işleri
-Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanlığı
-Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararlarının ve görüşlerinin değerlendirilmek üzere Bakanlar Kurulu'na sunulması ve Bakanlar Kurulu'nda kabulü halinde bu tavsiye kararlarının uygulanmasının koordinasyonu ve izlenmesi
-Kamu Yönetimi Reformu çalışmalarının koordinasyonu
-İnsan hakları ile ilgili kurullar ve insan hakları ile ilgili konularda koordinasyon

-Yüksek Denetleme Kurulu -Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel Müdürlüğü
Hayati Yazıcı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
-Danıştay ile ilişkiler

-Gümrük Müsteşarlığı
-Vakıflar Genel Müdürlüğü
-Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü
-Tanıtma Fonu Kurulu Sekreterliği

 
Nazım Ekren
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
-Ekonomik konularda genel koordinasyon

-Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
-Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı
-Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı

-T.C Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü
-Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü
-Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü
-Sermaye Piyasası Kurulu
İlişkili Kuruluşlar
-Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
-Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu

Mehmet Aydın
Devlet Bakanı

-Bilgi ve teknoloji faaliyetlerinin koordinasyonu

-Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
-Türkiye Bilimler Akademisi
-Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü

-Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
-Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü
-Anadolu Ajansı T.A.Ş. Genel Müdürlüğü
İlişkili Kuruluşlar
-Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

Murat Başesgioğlu
Devlet Bakanı

-Kamu toplu iş sözleşmelerinin koordinasyonu
-Kamu hizmeti görevlileri toplu görüşmelerinin koordinasyonu

-Devlet Personel Başkanlığı
-Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü

-Futbol Federasyonu Başkanlığı
İlişkili Kuruluşlar
-Tütün, Tütün Mamulleri ve alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK)

Kürşad Tüzmen
Devlet Bakanı
-Yurtdışı müteahhitlik, mühendislik ve müşavirlik hizmetlerinin koordinasyonu

-Dış Ticaret Müsteşarlığı

-Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü

Nimet Çubukçu
Devlet Bakanı
 

-Özürlüler İdaresi Başkanlığı
-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü
-Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
-Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü
-Darülaceze Müessesesi Müdürlüğü

 
Mehmet Şimşek
Devlet Bakanı
  -Hazine Müsteşarlığı -Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Mustafa Said Yazıcıoğlu
Devlet Bakanı

-Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının sorunları
-Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları ile Kardeş Topluluklarla ilişkiler ve bunlarla ilgili araştırma, planlama ve koordinasyonun sağlanması

-Diyanet İşleri Başkanlığı
-Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı

 
M. Ali Şahin
Adalet Bakanı
     
Vecdi Gönül
Milli Savunma Bakanı
     
Beşir Atalay
İçişleri Bakanı
     
Ali Babacan
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci
     
Kemal Unakıtan
Maliye Bakanı
     
Hüseyin Çelik
Milli Eğitim Bakanı
     
Faruk Nafiz Özak
Bayındırlık ve İskan Bakanı
     
Recep Akdağ
Sağlık Bakanı
     
Binali Yıldırım
Ulaştırma Bakanı
     
M. Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
     
Faruk Çelik
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
     
M. Zafer Çağlayan
Sanayi ve Ticaret Bakanı
     
M. Hilmi Güler
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
     
Ertuğrul Günay
Kültür ve Turizm Bakanı
     
Veysel Eroğlu
Çevre ve Orman Bakanı
     

30 Ağustos 2007 Perşembe

Yorum: 60. Hükümet Listesi

Efendim,
Her ne kadar kabinede yer alacak isimler belli olsa da 60. hükümet hakkında yorum yapmadan önce kabinedeki bakanların görev paylaşımının net olarak açıklamasının beklememiz gerekiyor. Kaldı ki şu ana kadar geçen haberlerden anlaşıldığı üzere başbakan bazı icracı bakanlıkların sorumluluklarında ve de görev tanımlarında değişiklikler yapmış. Kaldı ki 3 başbakan yardımcısının ve de 6 devlet bakanının sorumlulukları da tam olarak ortaya konulmuş değil. Bu konuda en son malumatlardan biri olan başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Uğur Dündar’la yapmış olduğu söyleşiden yola çıkarsak başbakanın bu hükümette görev dağılımı konusunda radikal değişiklikler yapabileceğini düşünüyorum. Özellikle geçmiş 4,5 yılın verdiği tecrübe ve de global konjektürdeki gelişmeler onun kabinenin içeriğinde radikal değişiklikler yapabileceğinin sinyallerini veriyor. Normalde basında bu konuda bir çok spekülasyonlar yapılıyor fakat ben bu konuda başbakanın ağızından çıkan sözlere daha çok itimat ediyorum. En son o söyleşide de başbakan yeni hükümetle ilgili şu ilginç tespitleri yapmıştı:
- bilim ve teknoloji bizzat bana bağlı olması yerine bir bakanın sorumlululuğuna bırakılabilir.
- başbakan yardımcılarından birini kabinedeki bakanlar arasındaki koordinasyonu sağlamakla görevlendirmeyi düşünüyorum.
- bir diğer başbakan yardımcısını ise kabine ile meclis arasındaki ilişkileri koordine etmekle yükümlü tutmayı planlıyorum.
- ekonomide koordinasyonun daha etkin bir şekilde yürütülmesi için ekonomiden sorumlu bakanları koordine etmesi için bir bakanlık planlıyorum (bu sanırım Kemal Derviş gibi tüm bakanlıkların bir kişinin sorumluluğunda toplandığı yaklaşımla, 59. hükümette olan kesin çizgilerle ayrılmış ve farklı bakanlara teslim edilmiş ekonomi yönetimi arasında bir yerde olacak).

60. hükümet mevcut isimler olarak kamuoyundaki radikal değişiklik beklentilerini karşılayamamış olabilir fakat sorumluluk ve görev dağılımı konusunda ilginç değişiklikler içeriyor olabilir.

Yorumun orjinali için: Sinan Yüce tarafından

60. HÜKÜMET BAKANLARI HAKKINDA DETAYLI BİLGİ (Görevler, Bağlı ve İlgili Kurumlar) İÇİN TIKLAYIN.