<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="http://feeds.sinanyuce.com/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.sinanyuce.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0"><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018</id><updated>2009-01-03T11:58:43.508+02:00</updated><title type="text">Sinan Yüce - Günlük</title><subtitle type="html">Hemen hemen her konuda Türkçe bir günlük!</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://gunluk.sinanyuce.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>101</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><link rel="self" href="http://feeds.sinanyuce.com/sy-gunluk" type="application/atom+xml" /><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-428374864313178379</id><published>2009-01-03T06:56:00.002+02:00</published><updated>2009-01-03T06:57:17.416+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2009-01-03T06:57:17.416+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="komik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="internet yasakları" /><title type="text">Bloglara cevap verme diyagramı</title><content type="html">&lt;p&gt;Diyelim ki şirketiniz, kurumunuz, derneğiniz ya da örgütünüz hakkında benim gibi densizler bloglarında yazı yazdılar. Bu gibi durumda ne yapmayı planlıyorsunuz?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Valla yapılacak çok fazla şey yok. Hemen en yakın mahkemeye başvuruyorsunuz. Aslında &lt;a href="http://www.webrazzi.com/2008/10/31/bloggercom-davasi-ile-ilgili-digiturk-aciklamasi-ve-sorular" target="_blank"&gt;Diyarbakır, Hakkari gibi yerlerde elemanlarınız varsa oralara başvurun ki&lt;/a&gt; benim gibi gariban blogger’lar oraya kadar gidemeyecekleri için savunma yapamasınlar. Sonrasında Telekomünikasyon Kurumu bloga “Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir” başlıklı &lt;a href="http://www.webrazzi.com/2008/11/24/youtube-turkiyede-tasarim-degisikligi-ve-yeni-reklam-modeli/" target="_blank"&gt;tasarımın günün ihtiyaçlarına göre değiştiği güzel bir yazı&lt;/a&gt; ekliyorlar. Böylece sorununuz hallledilmiş oluyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Tabi, bu Türkiye gibi bir ülkede olan bir uygulama. Elin ABD’sinde böyle bir çözüm yöntemi olmadığı için kurumlar farklı yöntemlere başvuruyorlar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Aşağıdaki diyagram da ABD Hava Kuvvetleri’nin meseleye ele alış şeklini yansıtıyor. Adamlar üşenmemişler &lt;a href="http://www.web-strategist.com/blog/2008/12/31/diagram-how-the-air-force-response-to-blogs/" target="_blank"&gt;iletişimin standart olması için standart bir prosedür hazırlamışlar&lt;/a&gt;. Bu Amerikalılar’da çok salak insanlar yahu! Kahvenin üzerine bile “dikkat çok sıcaktır” şeklinde uyarı yapıp prosedür ortaya koyuyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bak bize! Türk işi bir çözümümüz var. Öyle “evet” ya da “hayır”larla olayı dallandırıp budaklandırmaya ne gerek var? Kapattırıverirsin olur biter.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;img height="730" src="http://farm4.static.flickr.com/3207/3154057414_f797f3fc16_o.jpg" width="484" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/TYUut_dOw_Tu_HhNH3qLsPGdpQs/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/TYUut_dOw_Tu_HhNH3qLsPGdpQs/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/om7bZlNlJWY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/428374864313178379/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=428374864313178379" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/428374864313178379?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/428374864313178379?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/om7bZlNlJWY/bloglara-cevap-verme-diyagrami.html" title="Bloglara cevap verme diyagramı" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2009/01/bloglara-cevap-verme-diyagrami.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-932720510888740876</id><published>2009-01-03T06:35:00.002+02:00</published><updated>2009-01-03T06:40:59.150+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2009-01-03T06:40:59.150+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mahalle baskısı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yıldıray oğur" /><title type="text">Mahalle baskısı mı dediniz?</title><content type="html">&lt;p&gt;“Mahalle baskısı var mı yok mu” tartışması daha uzun süre devam eder. Bence mahalle baskısı diye bir şey var. &lt;a href="http://www.taraf.com.tr/makale/3310.htm" target="_blank"&gt;Bakın bu konuda yapılan en son çalışmanın sonucunu Yıldıray Oğur bizlerle paylaşmış:&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;&lt;b&gt;•&lt;/b&gt; Bu araştırmada anlatılanların hepsi yaşanmış olaylardır. İnternet üzerinde, tanıdık, bildik insanlar arasında yapılan küçük bir soruşturmayla birkaç gün içinde toparlanmış yüzlerce vaka arasından seçilmiştir. İsimler araştırmacıda saklıdır. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;•&lt;/b&gt; Araştırmanın amacı mahalle baskısı resmini tamamlamak, baskıcı mahalleler arasında tercih yapmadan, baskı yapan başka mahalleleri de teşhir etmektir. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;•&lt;/b&gt; Araştırma için uzun süre beklenmiş, ama Said Nursi üzerinde çalıştığı için Şerif Mardin’i bile yıllarca dışlamış olan Türk akademyasının bir yüz yıl daha böyle bir araştırma yapmaya cesaret edemeyeceği anlaşılınca bu işe girişilmiştir. Araştırmacının bilimsellik iddiası yoktur. Anlatılan olayların gerçekliği hakkında ikna edici ayrıntı mevcuttur. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;•&lt;/b&gt; Araştırmanın amacı kesinlikle Hutu-Tutsi mücadelesine dönen Türkiye’deki siyasi kutuplaşmanın altına odun atmak ya da “mahalle baskısı diye bir şey yoktur, Anadolu herkesin elele dolaştığı bir Teletabiler diyarı, insanlığın son ütopyasıdır” demek değildir. Bu yüzden araştırmanın diğer mahalle araştırmalarını hükümsüzleştirmek için kullanılması yasaktır. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;•&lt;/b&gt; Araştırma MGK’ya rapor olarak yazılmadığı için araştırmanın sonuç bölümünde devlet laik mahalle baskılarına karşı göreve çağrılmamıştır. Araştırmacılar bu işin mahallede ve mahalleliler arasında çözülebileceğine inanmaktadır. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;•&lt;/b&gt; Araştırmacılara göre bir toplumda baskın havayı insanlar, gruplar ve ideolojiler arasındaki rekabet yaratır. “Bunların sayısı artıyor”, “toplum muhafazakarlaşıyor” diye mızmızlanmak, kavgaya dışarıdan adam çağırmak centilmenliğe aykırı hareketlere girer. Şiddet ve baskıya başvurmadan gruplar arasında propaganda, ikna sürmelidir. Demokratlık bunu gerektirmektedir. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;•&lt;/b&gt; Araştırma için Soros’tan, Fethullah Gülen’den, AKP’den, Diyanet’ten, ABD’nin ılımlı İslam projesi koordinatörlüğünden ya da başka herhangi bir dış güçten para alınmamıştır. Aksi ispatlanırsa bu araştırma üç saniye içinde kendini yok eder.       &lt;br /&gt;*** &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;ANNEMİN ŞAPKASI • &lt;/b&gt;2002 yılıydı. ODTÜ’den mezun oluyordum. Mezuniyet törenime ailem de gelmek istedi. Annem başörtülü. Türbanlı dersem daha iyi anlaşılır. Çok dindar biri değilim. Arkadaşlarım ve hocalarım annemin türbanlı olduğunu bilmiyorlar. Onlar için din, köylü, taşralı bir şey, dindarların hepsi de şeriatçı. Annemin türbanlı olduğunu görürlerse üniversitede kalıp asistan olma hayallerim suya düşer diye düşündüm. Aslında mezuniyet törenine türbanlı annelerin girmesine izin verilmiyor muydu bilmiyorum. Ama ben üzerimdeki mahalle baskısı yüzünden gelme de diyemeyeceğim annemi törenimde şapka takması için kardeşimle birlikte ikna ettim.Tören akşamüstü açık havada yapılıyordu. Güneş yoktu. Ve benim annem sırf üzerimdeki mahalle baskılarının yarattığı endişe ve aşağılık komplekslerim yüzünden binlerce kişi içinde o şapkayla oturmak zorunda kaldı. Bu konuyu daha sonra hiç konuşmadık. Ama ben ömrümün sonuna kadar o mezuniyet fotoğraflarına baktıkça hem kendimden utanacağım hem de yaşadığım ülkeden... &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;SİVİL TOPLUM LİNCİ •&lt;/b&gt; Geçen hafta demokrat bir sivil toplum kuruluşunun düzenlediği, “İnanç, Düşünce ve İfade Özgürlüğü” başlıklı foruma, farklı grup ve inançlardan 10 kişi ile birlikte, başörtüsü mücadelesi veren bir STK adına ben de davetliydim. İnanç ve düşünce özgürlüğü üstüne bir konuşma yaptım. Daha sonra kürsüye, hakkında 301 davaları olan bir yazar çıktı. Bağırarak yaptığı konuşmasının pek çok yerinde adımı vererek, yüzüme bakıp, parmak sallayarak, “Amerika’ya herkes hayır der, asıl AB’ye hayır diyemeyenden bir iş çıkmaz”, “İnanç dogmadır, ifade hürriyeti ile bağdaşmaz” gibi sözler söyledi, İslam ile ilgili ileri geri ifadeler kullandı. Çok alkış alıp yerine oturdu. Adımı on defadan fazla zikrettiği bu sunuma salonda benden başka biri cevap verir diye bekledim. Baktım olmuyor, söz alıp “herkesin saçmalama hakkı vardır, saygı duyuyorum” deyip yerime oturdu. Tabii bu cümleyi duyan bu kişi ayağa fırlayıp söz aldı ve yine bana dönüp “... hanım daha genç, büyüyünce beni anlar, saçlarını açsa daha iyi anlar” diyerek sözlerini bitirdi. Salondan bir alkış daha alıp oturdu... Bana da salonu terk etmek düştü. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;ÇOCUĞUM İHBARCI •&lt;/b&gt; Ben bir yüzbaşıyım. Eşim başörtülü. Yeni atandığım yerde komutan eşiyle birlikte ziyaretimize geldi. Bunun ne anlama geldiğini bildiğimiz için eşim peruk taktı. Ama üç yaşındaki kızımın memleketin bu durumlarından haberi yoktu tabii. Tam yemeği kazasız belasız bitirip oturuyorduk ki kızım içerdeki başörtülerden birini alıp “anne taksana bunu” diye annesinin kucağına bıraktı. Yetmedi. Yere o başörtüsünü serip komutanın şaşkın bakışları altında namaz kılar gibi hareketler yapmaya başladı. Tabii kıpkırmızı olduk. Eşim “babaannesinden gördü galiba” gibi bir şeyler geveledi ama herhalde mesele anlaşıldı. Ben de baktım ki böyle numaralarla olmayacak, ordudan erken emekli oldum. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;GENÇ DİNDAR DOKTORLARA TAVSİYELER •&lt;/b&gt; Tıpta uzmanlık sınavını kazanan asistan işe başlar. İstediği kadar çalışkan, bilgili olsun hocanın bazı sınavlarından geçmek zorundadır. Hoca eşinizle birlikte sizi evine davet eder (karısı örtülü ise bilelim, örtülü değilse içki içip içmediklerini çözelim yemeği). Asistan bekar ise mutlaka içki içip içmediğiniz araştırılır. Bir yemekte garsonu ayarladınız, votka vişne deyip sade vişne gelmesini sağladınız ise eh birinci yemeği kurtardınız; ama hoca külyutmaz mutlaka odasında bir bahane ile ‘hadi birer tek atalım öyle gidelim’ deyip size içki içirmeye çalışır. Ramazan ayı boyunca diğer doktor arkadaşlarınız ve klinik şefi mutlaka gündüz yemek yeyip yemediğinizi denetler. Bir gün niyetlenmeyip de yediğinizi gösterirseniz rahatlarlar, diğer günlerin peşine düşmezler. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;RAKI-AYRAN •&lt;/b&gt; Üç yıl önce İstanbul’da bir tıp kongresinin yemeğinde, önündeki ayrana su karıştırarak rakı görüntüsü vermeye çalışan bir genç akademisyene çok gülmüştük. Daha sonra hocası geldiğinde bu çabanın nedenini anladık; hocayla kadeh kaldırmak mecburi imiş. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;BEYAZ YAKALI FAŞİZMİ •&lt;/b&gt; Bir bankada çalışıyorum. Sekiz yıllık iş arkadaşlarım ablamın başörtülü olduğunu hala bilmiyor. Karısı başörtülü olanlar eşlerini mümkün olduğunca saklıyor. Taraf okuduğum için sürekli tacizle karşılaşıyorum. Asıl kötü olanı yıllık izinim olduğu halde anlayacaklar diye Hrant Dink’in cenazesine katılamadım.10 Kasım saat dokuzu beş geçe ofisin içinde ayağa kalkmayanın ise vay haline... &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;REKLAM AJANSINDA RAMAZAN •&lt;/b&gt; Uluslararası ortaklığı olan iyi bir reklam ajansında junior art director olarak iş buldum. İşe başladığım günler Ramazan’a denk geliyordu. Oruç tuttuğumun öğrenilip, parmakla gösterilmekten, rahatsız edici şakalara maruz kalmaktan, yapacağım en ufak hatanın orucuma mal edilmesinden korktuğum için ilk on beş gün çeşitli taktiklerle oruç tuttuğumu sakladım. Sigara ve çay içmemem en büyük avantajımdı. Sonunda sorular ve yemek teklifleriyle etrafımdaki şüpheler artınca itiraf ettim oruçlu olduğumu. Namaz bile kılmayan benim ajanstaki ön adım artık ‘hacı.’ Hüseyin Üzmez birine tecavüz etse benden kınama mesajı yayınlamamı bekliyorlar... &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;O EV TUTULDU •&lt;/b&gt; Mühendis bir çiftiz. Eşim başörtülü. Eşimle birlikte bir hafta sonu yine ev ararken Ümraniye’de bir sitenin girişinde sahibinden kiralık ilanını gördük. Apartman yöneticisi olan kadınla konuştuk. Kadın bize “daire tutuldu” dedi. Ben şüphelenip “peki neden kâğıdı kaldırmadınız” deyince, “az önce tutuldu” deyiverdi. “Tamam” deyip eve döndük. Kadının hallerinden şüphelenmiştim. Kâğıttaki numarayı tekrar arayıp aynı evi sordum. Bu kez aynı kadın bana evin özelliklerini saymaya başladı. “Ben az önce gelen eşi başörtülü kişiyim. Yaptığınız ayıp değil mi” deyince de telefonu yüzüme kapattı. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;AÇIK KAPI BASKISI •&lt;/b&gt; Ankara’daki büyük üniversitelerimizden birinde birilerinin odalarında namaz kıldığına dair çıkan şayialar üzerine, öğretim elemanlarının oda kapılarını kapatması yasaklandı. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;ÇAY ISMARLAYAYIM MI? •&lt;/b&gt; ODTÜ’de normal zamanlarda yüzümüze bile bakmayan bir hocamızın Ramazan günü tüm sınıfa çay ısmarlayası geldi. ‘Kimler istemiyor’ diye sordu. Benimle birlikte birkaç kişi el kaldırdı. Neden diye sorguya çekti. “İstemiyorum” falan dedim önce. “Oruç mu tutuyorsun” diye sordu. “Evet” dedim. Böylece serbest bırakıldım. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;AVRUPA DUY SESİMİZİ •&lt;/b&gt; Başörtülüyüm. Üniversite son sınıfta Erasmus öğrenci değişim programına başvurmuştum. Fakülte birincisiydim. İngilizce sınavından en yüksek notlardan biri benimdi. Son aşama ise mülakattı. Mülakata girdiğimde üniversitenin Erasmus koordinatörü beni bayağı sıkıştırdı, sorularının hepsine onu alt edecek cevaplar verdiğimde daha da sinirlendi. Ertesi gün mülakat sonuçları açıklandı. Herkes 100 alırken benim puanım 60’tı. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;YEMEKTEYİZ •&lt;/b&gt; Bodrum-Türkbükü. Eylül 2008. Ramazan ayı. Bir otelde yapılan düğüne davetliydik. Başörtülü eşim ve çocuğumla gittik . Biz sorun etmeyip içki içilen masalarda oturduk, bu sırada 60 yaşlarında zengin bir işadamı, sıradan bir başörtüsü takan eşime “Sen yakında çarşaf da giyersin” deyiverdi. &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;LAİK KURTARILMIŞ BÖLGE •&lt;/b&gt; 2007’in ekim ayıydı. Okuldan iki başörtülü arkadaşım ile birlikte Rumeli Caddesi’nden Osmanbey’e doğruyürüyorduk. Arkamızdan “cıkkk cıkkk” diye bir ses geldi ve 50 yaşlarında bir kadın başladı bize doğru söylenmeye “Siz her şeyi biliyorsunuz da bir yolda yürümeyi mi bilmiyorsunuz, bu ülkeyi siz bu hale getirdiniz, Nişantaşı’nı kirletmeyin bari,burası temiz kalsın.” &lt;b&gt;       &lt;br /&gt;APARTMAN KARARIYLA •&lt;/b&gt; Ankara Ümitköy’de oturan bir arkadaşım posta kutusuna bırakılan dini bir dergiden dolayı apartman yöneticilerinden “genel şikâyet üzerine” uyarı aldı.&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;Tek kelimeyle mükemmel!&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/gcB-Dk0wWbWsO29DpRLmL_IhqFQ/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/gcB-Dk0wWbWsO29DpRLmL_IhqFQ/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/g4EYYI8cnYc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/932720510888740876/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=932720510888740876" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/932720510888740876?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/932720510888740876?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/g4EYYI8cnYc/mahalle-baskisi-mi-dediniz.html" title="Mahalle baskısı mı dediniz?" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2009/01/mahalle-baskisi-mi-dediniz.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7737313738041838442</id><published>2009-01-02T22:16:00.002+02:00</published><updated>2009-01-02T22:16:37.942+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2009-01-02T22:16:37.942+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="düşünmek" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kilo" /><title type="text">Düşün düşün kötüdür işin...</title><content type="html">&lt;p&gt;Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/470981.asp" target="_blank"&gt;insanlar düşündükçe kilo alıyorlarmış:&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;ANKARA - Kanada’nın Quebec kentindeki Laval üniversitesinde yapılan araştırmaya göre, düşünmenin yarattığı stres çok yemeye yol açıyor. Araştırmada, 14 öğrencinin, kendilerine verilen 3 ödevi yerine getirdikten sonra gıda tüketimleri ölçüldü.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Öğrencilerden ilk ödev olarak oturarak rahatlamaları istendi. İkinci ödevde bir metni okumaları ve sonra özetlemeleri istenen öğrencilerden son ödevlerinde bilgisayarda hafıza ve dikkat gerektiren testleri yapmaları istendi. 45 dakika süren her faaliyetten sonra öğrenciler açık büfeye davet edildi.     &lt;br /&gt;Zihinsel faaliyetlerde daha az enerji harcanmasına rağmen yapılan ölçümlerde öğrencilerin, okuma ve özet çıkarmadan sonra 203’ten fazla, bilgisayar testlerinden sonra da 253’ten fazla kalori aldıkları tespit edildi. Oturarak rahatlama ödevindeki kalori alımının ise diğerlerine göre az olduğu belirlendi.&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;Ben de düşünüyordum niye sürekli kilo alıyorum diye. Meğer kısır bir döngünün içerisine girmişiz!&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/-3SOo-ttsUtpWAcWExd9E5pnz_A/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/-3SOo-ttsUtpWAcWExd9E5pnz_A/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/Gcw-ePg46X4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7737313738041838442/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7737313738041838442" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7737313738041838442?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7737313738041838442?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/Gcw-ePg46X4/dsn-dsn-ktdr-isin.html" title="Düşün düşün kötüdür işin..." /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2009/01/dsn-dsn-ktdr-isin.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7661888379808079726</id><published>2009-01-02T21:55:00.002+02:00</published><updated>2009-01-02T21:57:55.835+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2009-01-02T21:57:55.835+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="google reader" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Obama" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mustafa aydın" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="engin ardıç" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="michael porter" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="charlie rose" /><title type="text">Paylaşılanlar</title><content type="html">&lt;p&gt;Google Reader hayatımda öyle bir yere sahip oldu ki takip ettiğim çoğu siteye girme gereği bile duymuyorum. Bütün bilgiler Google Reader’ın alışmış olduğu arabiriminde ayağıma kadar geliyor. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Google Reader’ın en güzel özelliklerinden bir tanesi de beğendiğiniz yazıları yeni bir feed olarak üstelik yorum da ekleyerek paylaşma imkanını vermesi. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Çoğu zaman söyleyeceğim şeyleri diğer bloglarda ya da sitelerde birileri söylemiş oluyor. Bu gibi durumlarda sıfırdan yazı yazmak yerine ilgili yazıyı paylaşmak bana yetiyor. İsterseniz son dönemde paylaşmış olduğum yazıların kısa bir listesini burada yayınlayalım:&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://feedproxy.google.com/~r/TheBigPicture/~3/lH0IMcSfxxE/" target="_blank"&gt;Charlie Rose: Michael Porter, HBS:&lt;/a&gt; Porter isminin ağırlığı hakkında konuşmaya bile gerek yok. Porter krizin çıkış yolunu “eğitim şart” diye özetliyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://feedproxy.google.com/~r/TheBigPicture/~3/Qa64a4syA2w/" target="_blank"&gt;January 21st Presidential Staff Meeting:&lt;/a&gt; Herkes Obama’nın koşulların bu kadar kötü olduğu bir ortamda dünyanın en zorlu işine soyunduğunu merak ediyor.&amp;#160; Güzel bir karikatür.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/2008/12/26/haber,EF49797A39354A3594B842AC9B41AACB.html#EF49797A39354A3594B842AC9B41AACB" target="_blank"&gt;Sabah – 26 Aralık 2008, Cuma – Engin Ardıç:&lt;/a&gt; Engin Hoca, tarihin eski sayfalarından ilginç şeyleri çekip günümüze getirmeyi ihmal etmiyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~r/chrisblattman/~3/495600554/fill-er-up-with-obama-unleaded.html" target="_blank"&gt;Fill’er up with Obama (unleaded):&lt;/a&gt; “Yes we can”.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~r/chrisblattman/~3/495600555/travel-dos-and-donts.html" target="_blank"&gt;Travel do’s and don’ts:&lt;/a&gt; İngiltere Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarına gittikleri ülkede yapmaları/yapmamaları gerekenler konusunda tavsiyede bulunmuş.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/12/ehirli_turklerin_koylu_vaziyeti.php" target="_blank"&gt;“Şehirli” Türklerin “Köylü Zihniyeti:&lt;/a&gt; Mustafa Aydın enteresan bir konuda ilginç bir tespitte bulunmuş.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.izlenimler.net/2008/12/18/astronot-kemal-ii/" target="_blank"&gt;Astronot Kemal-II:&lt;/a&gt; 2014’de uzayda ilk “gökmen” projemiz maalesef yattı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.derindusunce.org/2008/12/13/obamanin-turk-ortaklari/" target="_blank"&gt;Obama’nın Türk Ortakları:&lt;/a&gt; Obama’ya yol gösterecek Türk çok!&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Neyse efendim şimdilik bu kadar yeter. Ara ara paylaştığım öğeleri buraya taşımaya devam edeceğim. Siz de &lt;a href="http://feeds.sinanyuce.com/paylasilanlar-gunluk" target="_blank"&gt;şu feed’e bağlanarak&lt;/a&gt; paylaştığım öğeleri takip edebilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/d46gophfE-fyKDNoXF8H10jDslQ/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/d46gophfE-fyKDNoXF8H10jDslQ/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/evIyoqmzhK8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7661888379808079726/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7661888379808079726" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7661888379808079726?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7661888379808079726?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/evIyoqmzhK8/paylasilanlar.html" title="Paylaşılanlar" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2009/01/paylasilanlar.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-3315961487716874882</id><published>2009-01-02T04:28:00.002+02:00</published><updated>2009-01-02T04:29:38.960+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2009-01-02T04:29:38.960+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bilkent" /><title type="text">Bilkent'teki acı kaybımız...</title><content type="html">&lt;p&gt;Yeni yıla umut dolu duygularla girdiğimiz saatlerde, Ankara’da 7 Bilkentli kardeşimiz hayatlarına veda ediyordu.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu haberi duyduğumdan beri çok kötü oldum. Ben de Bilkent mezunu olduğum için Bilkent’teki günlerim aklıma geldi ve hayata o yaşta veda etmenin geride kalan aile ve sevdiklerinizde yaşatacağı dayanılmaz üzüntüyle kahroldum. Ölen kardeşlerime Allah’tan rahmet, geride kalan yakınlarına da sabır diliyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Fakat haberle ilgili detaylar ortaya çıktıkça kafalar karışmaya başladı. Özellikle de yetkili mercilerin yaptığı açıklamalardaki çelişkiler dikkatimi çekiyor. &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/470910.asp" target="_blank"&gt;NTVMSNBC’nin haberine göre olay doğalgaz kombisinin baca filtresindeki yırtıktan kaynaklanıyordu:&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;“Makine Mühendisleri Odası yetkilileri ile şirketimiz Baca Etüt Servisi ekiplerinin olay yerinde yaptıkları incelemeler sonucu, kombinin baca fileksinin (kombiyi bacaya bağlayan boru) yırtık ve yıpranmış olduğu görülmüş ve atık gaz (karbonmonoksit) bacaya gelmeden ortama yayıldığı için ölüm olaylarının meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu tespit, Makine Mühendisleri Odası Ankara Şube sekreteri ile şirketimiz Baca Etüt Servisi görevlisi tarafından da tutanak altına alınmıştır. Olayla ilgili incelemeler sürmektedir.”&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p align="left"&gt;Fakat haberin detaylarına baktığımızda ise bir üst kattaki komşuların gaz kaçağını EGO’ya bildirdiğini ve yetkililerin olay yerinde inceleme yaptığını öğreniyoruz. Fakat burada yapılan incelemede gaz kaçağının kaynağı konusunda bir sonuca ulaşılamadığı görülüyor:&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p align="left"&gt;“Ekiplerimiz, bu dairenin olduğu kata çıkıp gazı kesmiş, binada kaçak olup olmadığını kontrol etmiş ve kaçak tespit edilmeyince olay yerinden ayrılmışlardır. Üzücü olayın olduğu daire için maalesef bir ihbar gelmemiştir. Acil ekiplerimiz bir kaçak ihbarı geldiğinde, ihbarın yapıldığı meskende kontrol yapar, kaçağın nereden kaynaklandığını araştırırlar. &lt;strong&gt;Yapılması gerekenleri yaptıktan sonra da oradan ayrılırlar. Diğer dairelere bakmazlar. Çünkü bu ekipler ihbarın yapıldığı daireye giderler.”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p align="left"&gt;Eğer gaz kaçağından dolayı bir şikayet varsa –ki üst kattaki komşunun gaz zehirlenmesi dolayısıyla hastaneye kaldırıldığı haberde belirtiliyor- yetkililerin gaz kaçağının kaynağının tespit edilebilmesi için soruşturmayı daha da derinleştirmesi ve de gerekirse destek çağırması gerekmez mi? Kaldı ki kazaya sebep olan kombinin bacaya bağlandığı kısımda kaçak varsa bu sadece merhumların bulunduğu daireyi etkileyecek; üst kattakilere bir şey olmayacaktı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu da kazanın oluşuyla ilgili diğer bir olasılığı destekliyor. Buna göre kazanın sebebi &lt;a href="http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=172651" target="_blank"&gt;baca tıkanması sonucunda karbonmonoksit gazının bacadan evlere geri basması:&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;Apartmanda inceleme yapan Başkent Doğalgaz A.Ş Genel Müdürü Veysel Karani Demir, ''Bacanın ters rüzgar alması sonucu facianın meydana geldiğini zannediyoruz'' dedi. &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Demir, olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Demir, itfaiye ekiplerinin apartman bacasında inceleme yaptıklarını söyledi. Bacada sorun olup olmadığının yapılacak incelemeden sonra ortaya çıkacağını belirten Demir, ''Ancak ilk kanaatimiz, bacanın ters rüzgar alması sonucu öğrencilerin kaldığı 3 numaralı dairede karbonmonoksit gazının geri tepmesi sonucu bu üzücü olay olmuştur'' dedi&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;Yani karbonmonoksit gazı her iki daireye geri bastı. Bu durumda muhtemelen üst kattakiler gaz kaçağının farkına vardı ama alt kattakiler çeşitli sebeplerden dolayı gaz kaçağını anlayamadı.&amp;#160; Ama bu da itfaiyenin yapmış olduğu çalışmalar sonucu çürütülüyor:&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;Ancak dairede inceleme yapan Ankara İtfaiye Daire Başkanı, bacada herhangi bir tıkanıklık olmadığını, öğrencilerin henüz netleşmeyen bir nedenle eve sızan ham gazdan zehirlenmiş olabileceklerini belirtti. Evde inceleme yapan mühendisler de bacanın açık olduğu bilgisini doğruladı.&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;Bu da bizi kombinin bacaya bağlandığı noktanın yırtılması nedenine götürüyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Görüldüğü gibi yapılan açıklamalar maalesef kafalardaki soru işaretlerini gidermek yerine daha da artırıyor. Böyle bir durumda bu olayın yetkililer tarafından bütün yönleriyle hiçbir ihmale yer bırakmaksızın incelenmesi gerek.&amp;#160; &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu arada genel bir gözlemimi aktarmak istiyorum. Doğalgaz konusunda eski hassasiyetin gösterilmediğini düşünüyorum. Her ne kadar ilk hattın çekilmesinin ardından evlerdeki doğalgaz sistemleri uzman mühendisler tarafından incelenip onaylandıktan sonra gaz verilmeye başlansa da sonradan hiçbir denetleme yapılmıyor. Yıllar içinde yapılması gereken kombi ve boru bakımı maalesef rutin kontrollerle takip edilmiyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Eğer bu olayda yetkililerin ihmalkarlığı varsa bu ihmalkarlığın neden olduğu kayıplar maddi ve manevi olarak ilgili kuruluşlar tarafından karşılanmalıdır. Bu noktada ben de bu işin takipçisi olmaya devam edeceğim. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/k3pyQ3dd1dfuzPul114ae2ymh-E/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/k3pyQ3dd1dfuzPul114ae2ymh-E/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/BiPcY2UFDtI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/3315961487716874882/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=3315961487716874882" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/3315961487716874882?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/3315961487716874882?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/BiPcY2UFDtI/bilkentteki-aci-kaybimiz.html" title="Bilkent'teki acı kaybımız..." /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2009/01/bilkentteki-aci-kaybimiz.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-4204066658597873449</id><published>2009-01-01T09:09:00.002+02:00</published><updated>2009-01-01T09:10:31.269+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2009-01-01T09:10:31.269+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="müzik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik yarışması" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="aktütün baskını" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kadın" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="orhan pamuk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="pekin olimpiyatları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="adnan menderes" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="türk telekom" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="demokrasi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="nobel" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="alan greenspan" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="2008" /><title type="text">2008'in en çok okunan yazıları</title><content type="html">&lt;p&gt;Yılın bu zamanında medyayı takip etmeyi çok severim. Bütün gazeteler, televizyonlar ve dergiler geçtiğimiz senenin en ilginç, en önemli olaylarını liste halinde yayınlar ve bir nevi geçen yılın bir muhasebesini yaparlar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ben de bu bağlamda bu blogda en çok okunan 2008 yazılarını yayınlamaya karar verdim. İşte ilk 10 şunlardı:&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/03/turk-telekom-e-faturaya-gecmek-icin.html" target="_blank"&gt;1. Türk Telekom’a e-faturaya geçmek için güvenebilir miyiz?:&lt;/a&gt;&amp;#160; E-fatura olayı güzel de TT hala daha şehiriçi konuşma detaylarını bir sır gibi saklıyor. Bir de akıllı olup faturayı yazılı görmek de yarar var.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/10/akttn-baskini-hakkinda-mehmet-altanin.html" target="_blank"&gt;2. Aktütün baskını hakkında Mehmet Altan’ın bir yazısı:&lt;/a&gt;&amp;#160; Mehmet Altan’ın yazısı Türkiye’de sorulmayan soruların sorulmaya başlaması açısından son derece önemliydi.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/10/orhan-pamukun-frankfurt-kitap-fuari.html" target="_blank"&gt;3.&amp;#160; Orhan Pamuk’un Frankfurt Kitap Fuarı konuşmasının ardından:&lt;/a&gt; Yıllar boyunca Nobel ödülü hayaliyle yaşayan bir ulusun ödülü alan insanın fikirlerini beğenmeyince nasıl dönebileceğini göstermesi açısından Orhan Pamuk zaten çok şey başarmıştı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/03/kadina-verilen-milli-vazife.html" target="_blank"&gt;4. Kadına verilen milli vazife:&lt;/a&gt; Türk kadınının görevleri arasında Türk ırkını en iyi şekilde güzellik yarışmalarında temsil etmek de vardı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/06/adnan-menderesin-son-sozleri.html" target="_blank"&gt;5. Adnan Menderes’in son sözleri:&lt;/a&gt;&amp;#160; Adnan Menderes’in son sözlerini içeren güzel bir videoydu. “Kimseye dargın değilim.”&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/01/demokrasi-hakknda.html" target="_blank"&gt;6. Demokrasi hakkında:&lt;/a&gt; Alan Greenspan’ın The Age of Turbulence kitabından demokrasi hakkında ilginç bir alıntı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/02/sabah-gazetesinin-yazar-atagi.html" target="_blank"&gt;7. Sabah gazetesinin yazar atağı:&lt;/a&gt; Sabah enteresan yazarları kadrosuna dahil etmeye başlamıştı. Engin Ardıç ve Mehmet Barlas mesela.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/01/tarkan-ve-metamorfoz.html" target="_blank"&gt;8. Tarkan ve Metamorfoz:&lt;/a&gt; Her ne kadar ben beğensemde genel itibariyle çok tutmayan bir albüm olmuştu.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/08/pekin-olimpiyatlarinda-skandal-haremlik.html" target="_blank"&gt;9. Pekin Olimpiyatlarında skandal:&lt;/a&gt; Haremlik Selamlık Uygulaması: Arasıra mizah yapmaya çalışıyorum ama yorumlardan anlaşıldığı üzere “millet henüz böyle şeylere hazır değil”.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2008/02/sonunda-alan-greenspan-kitabini.html" target="_blank"&gt;10. Sonunda Alan Greenspan’ın kitabını bitirebildim:&lt;/a&gt; Kitabı bitirdim bitirmesine ama adam son krizde kendisine çok yüklenildiği için bu eleştirilere tokat niteliğindeki cevabını içeren “extended versiyonunu” 2009’da yayınlamayı planlıyormuş. O da 2009 yılında yapılacaklar listesine girdi bile.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;2008 yılının en çok okunan yazıları bunlardı. Her zaman belirttiğim gibi, 2009 yılında okumaya ve yazmaya devam ederim inşallah.&amp;#160; Herkesin yenin yılının sağlık, esenlik ve mutluluk getirmesi dileğiyle…&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/oBRkFXAH0jOtHJG_XuXK0twpXwQ/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/oBRkFXAH0jOtHJG_XuXK0twpXwQ/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/suL35rtL0P8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/4204066658597873449/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=4204066658597873449" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/4204066658597873449?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/4204066658597873449?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/suL35rtL0P8/2008in-en-cok-okunan-yazilari.html" title="2008'in en çok okunan yazıları" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2009/01/2008in-en-cok-okunan-yazilari.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-6057077155909285658</id><published>2008-12-22T04:00:00.001+02:00</published><updated>2008-12-22T04:01:44.203+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-12-22T04:01:44.203+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kitap" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="başarı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel gelişim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="charlie rose" /><title type="text">Başarı için ne gerekli?</title><content type="html">&lt;p&gt;Başarı için ne gerekli?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Facebook’ta bir arkadaşımın yandaki fotoğrafını görünce şöyle bir yorum yapmıştım:&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;“bu resimde insan vücudunun kusursuzluğunu görüyorum. iyi bir eğitim ve terbiyeyle hemen her şeyi yapılabileceğini gösteriyor. Bu tematik çalışmamla beraber seni de kutluyorum esatçım.”&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;Tabi, o da sağ olsun şöyle bir cevap yazmış:&lt;/p&gt;  &lt;blockquote&gt;   &lt;p&gt;“:) tesekkur ettim. gaza geldim... :P”&lt;/p&gt; &lt;/blockquote&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://lh5.ggpht.com/_L3uZmWOmYsQ/SU70wTNNEvI/AAAAAAAAAcs/rnwX7ajPdNI/s1600-h/tek%20el%5B5%5D.jpg"&gt;&lt;img title="tek el" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin-left: 0px; border-left: 0px; margin-right: 0px; border-bottom: 0px" height="184" alt="tek el" src="http://lh6.ggpht.com/_L3uZmWOmYsQ/SU70xYe6xvI/AAAAAAAAAcw/QNpag0NvS4c/tek%20el_thumb%5B3%5D.jpg?imgmax=800" width="244" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaklaşık 105 kilo birisi olarak benim için bu hareketi yapmak imkânsız gibi bir şey. Ama ben lisedeyken bu adamla hemen hemen aynı fiziksel özelliklere sahiptim. Fakat aradan geçen 10 yıldan sonra işler çok değişmiş… &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bence doğuştan gelen yetenek diye bir şey yok. Ufak tefek farklılıklar dışında hemen hemen her insan aynı donanımla doğuyor. Fakat hayatta farklı alanlarda uzmanlaşmamızı sağlayan tamamıyla çevresel faktörler ve bizim bu çevresel faktörler karşısındaki tepkimiz.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Neyse efendim resim hakkında bu yorumdan sonra beni bu yazıyı yazmaya yönelten asıl sebebe gelebiliriz. O da aşağıdaki video.&lt;/p&gt; &lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?showShareButtons=true&amp;amp;docId=7927861560484865829%3A16000%3A1822000&amp;amp;hl=en" /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="400" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?showShareButtons=true&amp;amp;docId=7927861560484865829%3A16000%3A1822000&amp;amp;hl=en"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;  &lt;p&gt;&amp;#160;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Charlie Rose, &lt;a href="http://www.ritholtz.com/blog/2008/12/charlie-rose-a-conversation-with-malcolm-gladwell/" target="_blank"&gt;Big Picture sayesinde keşfettiğim önemli kaynaklardan bir tanesi&lt;/a&gt;. Bütün videolarını Google Reader’a düştükçe izlemeye çalışıyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu videoda ise Tipping Point, Blink ve son olarak Outliers adlı kitapların yazarı olan Michael Gladwell’le yapılan bir söyleşi var. Yazarı daha önceden duymadıysam da görünümünden tipik bir New Yorker yazarı olduğu anlaşılıyor –arada sırada yazılarımda magazinsel öğeler bulundurmaya çalışıyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Videoyu izlemeye devam &lt;a href="http://kariyeryolculugu.com/blog/2008/12/19/basari-icin-gerekli-3-faktor/" target="_blank"&gt;ederken Kariyer Yolculuğu’nun şu blog yazısı&lt;/a&gt; aklıma geldi.&amp;#160; Bir de ben bunları bir yerden hatırlıyorum diyordum…&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Video gerçekten çok etkileyici. Yarım saat sürmesine rağmen sıkılmadan ilgiyle izliyorsunuz.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İnanılmaz bir başarı ortaya koymak için –kitapta sanırım bu tür başarılara “outliner” deniyor- aslında yüksek I.Q.’ya ihtiyacınız yok.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Tamam, yeterli bir zekaya sahip olmalısınız –bu da sanırım 120 civarı- fakat işin önemli bir kısmı sıkı çalışma, inanç ve şans.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Videoda Bill Gates, ve Yahudi avukatlar için verilen örnekler gayet ilginç tespitler.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Fakat Asyalıların Matematik’te başarılı olmasının ardında yatan sebep konusunda ise Gladwell’in anlattığı teoriyi çok tutmadım doğrusu. Bence Amerika’daki Asyalıların matematik ve mühendislik gibi alanlarda başarılı olması, bunun ekonomik olarak bir üst sınıfa geçmek için uygun bir yol olması. Anne ve babaları işçi olan ikinci kuşak mühendis ve bilim adamı Amerika’daki Asyalıların çocuklarının gittikçe sanat, edebiyat, tarih gibi alanlarda uzmanlaşması bunun da önemli bir göstergesi.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Herhangi bir alanda başarılı olmak için 10 bin saat çalışma konusuysa verilen keyifli örnekler düşünülürse doğru bir tespit. Kendi kişisel gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki gerek iş hayatında&amp;#160; gerekse de akademik dünyada başarılı bulduğum insanların çoğu 10 yıl çizgisini geçmiş insanlar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bunun dışında videoda şu sözü çok tuttum: “Experience rich; theory poor!”. Maalesef hayatta çoğu insan çok zengin tecrübeler ediniyor fakat bu tecrübeleri organize edip, düzenli bir birikim haline dönüştürmeyi beceremiyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Neyse efendim, gecenin bu saatinde ilham verici bir şeylerle karşılaşmak son derece güzel oldu. Vakit bulunca videoyu izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/UHH6cieLyMAhQF1WIjpMNNPT73A/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/UHH6cieLyMAhQF1WIjpMNNPT73A/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/adjeNzyu1DE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/6057077155909285658/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=6057077155909285658" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/6057077155909285658?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/6057077155909285658?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/adjeNzyu1DE/basari-icin-ne-gerekli.html" title="Başarı için ne gerekli?" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/12/basari-icin-ne-gerekli.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-252200308933771408</id><published>2008-12-16T22:24:00.006+02:00</published><updated>2008-12-16T22:44:34.184+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-12-16T22:44:34.184+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="komik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bush" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="abd" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ırak" /><title type="text">We wunt freedom to Zaidi</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_L3uZmWOmYsQ/SUgR4spP0UI/AAAAAAAAAcc/Yi4iUpSzfpo/s1600-h/zeydi_ayakkab%u0131_irak2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 330px; height: 177px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_L3uZmWOmYsQ/SUgR4spP0UI/AAAAAAAAAcc/Yi4iUpSzfpo/s400/zeydi_ayakkab%u0131_irak2.jpg" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280490228846416194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;
&lt;p&gt;Bir hareketle dünyanın gündemine oturmak böyle bir şey herhalde. Teknik olarak iki hareket aslında. Hatta yaptığı harekette başarılı olamasa da Zeydi dünyanın gündemine girdi.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bence eylemin başarasızlığı Amerika'nın Irak'ta demokrasi girişiminin başarısızlığını simgelediği için daha da anlamlı...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gerçi ben yine de Irak'ın şimdiki durumunun Saddam dönemine göre iyi mi yoksa kötü mü olduğu konusunda tam karar vermiş değilim. En azından demokrasi olan bir ülkede olaylar ört bas edilemiyor, insanlar tepkilerini ortaya koyuyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bence son paragrafta anlattığım konu biraz önemli. Yani Saddam döneminde bunu yapan adama ne olurdu acaba? Hatta birisi buna cesaret edebilir miydi? (Konuyla &lt;a href="http://sinankolat.blogspot.com/2008/12/shoe-my-confusion.html"&gt;paralel bir şekilde Sinan's Blog'da bir yazı var&lt;/a&gt;).&amp;nbsp;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hatta geçenlerde &lt;a href="http://www.newsweekturkiye.com/haberler/detay/22611/O-zaman-MGK-ile-ilgili-espri-yapsalardi"&gt;Newsweek Türkiye dergisinde Cem Yılmaz'ın şöyle ilginç bir tespiti vardı&lt;/a&gt;:
&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
  &lt;p&gt; ... Zamanın politik figürleriyle ilgili şaka yaptığını söyleyen insanlar aslında yanılıyorlar. Onlar yalnızca ortadaki liderlerle ilgili yaptılar. Perdenin arkasındakilerle ilgili hiç şaka yapabildiler mi? Televizyona çıkan komedyenlerden bahsediyorum. Bana bir tane televizyona çıkan komedyen söyleyin Kenan Evren'le ilgili şaka yapmış olsun. Özal'ın sempatik tombulluğuyla, yürüyüşüyle ilgili profesyonel komiğin şaka yapması bana yetmezdi ki. Milli Güvenlik Kurulu'yla, Tahsin Şahinkaya'yla ilgili şaka yapan bir komedyen söyleyin bana. Bunları ben çocukken de biliyordum. Yapamazlar.
    &lt;br /&gt;
  &lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_L3uZmWOmYsQ/SUgRryBgDXI/AAAAAAAAAcU/qGlJPZmADok/s1600-h/zeydi_ayakkab%u0131_irak.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; width: 291px; height: 164px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_L3uZmWOmYsQ/SUgRryBgDXI/AAAAAAAAAcU/qGlJPZmADok/s400/zeydi_ayakkab%u0131_irak.jpg" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280490006952021362" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Şimdi birileri çıkıp bu ülkede cumhurbaşkanından başlayıp genel kurmay başkanına kadar espriler yapabiliyorlarsa -gerçi ordu konusunda biraz daha temkinli davranılıyor- bu da bu ülkenin normalleştiğinin göstergesi olarak algılanmalı!
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabi, yeterli mi? Kesinlikle değil.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/IBg5O8YVRcSVi7Goj51mwoCFyeQ/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/IBg5O8YVRcSVi7Goj51mwoCFyeQ/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/hP5AHZOL9jM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/252200308933771408/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=252200308933771408" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/252200308933771408?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/252200308933771408?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/hP5AHZOL9jM/we-wunt-freedom-to-zaidi.html" title="We wunt freedom to Zaidi" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_L3uZmWOmYsQ/SUgR4spP0UI/AAAAAAAAAcc/Yi4iUpSzfpo/s72-c/zeydi_ayakkab%u0131_irak2.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/12/we-wunt-freedom-to-zaidi.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7066774709809652265</id><published>2008-11-16T23:53:00.001+02:00</published><updated>2008-11-16T23:53:49.934+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-16T23:53:49.934+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="özal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Obama" /><title type="text">Obama’nin haftalik konusmasi Youtube uzerinden dagitilacak</title><content type="html">&lt;p&gt;Aşağıda Obama’nın bundan sonra her hafta yayınlayacağı haftalık “icraatın içinden” videosu var.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu videonun ilginç yanı ise her hafta Youtube’a konulacak olması ve oradan ilgili haber kaynaklarına dağıtlacak.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bunu görünce aklıma Özal geldi. Herhalde o da benzer bir şey yapardı.&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterEditableSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:20e9c270-af81-47bf-816d-2fbc5de77dcd" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; float: none; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"&gt;&lt;div id="b9aa3255-3f8f-49c0-a987-8683c336d993" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=Zd8f9Zqap6U&amp;amp;color1=0xb1b1b1&amp;amp;color2=0xcfcfcf&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1" target="_new"&gt;&lt;img src="http://lh3.ggpht.com/_L3uZmWOmYsQ/SSCWbASCLjI/AAAAAAAAAcI/Doe6kConhb0/video4e32af74685c%5B3%5D.jpg?imgmax=800" style="border-style: none" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('b9aa3255-3f8f-49c0-a987-8683c336d993'); downlevelDiv.innerHTML = &amp;quot;&amp;lt;div&amp;gt;&amp;lt;object width=\&amp;quot;425\&amp;quot; height=\&amp;quot;355\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;param name=\&amp;quot;movie\&amp;quot; value=\&amp;quot;http://www.youtube.com/v/Zd8f9Zqap6U&amp;amp;color1=0xb1b1b1&amp;amp;color2=0xcfcfcf&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;hl=en\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/param&amp;gt;&amp;lt;embed src=\&amp;quot;http://www.youtube.com/v/Zd8f9Zqap6U&amp;amp;color1=0xb1b1b1&amp;amp;color2=0xcfcfcf&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;hl=en\&amp;quot; type=\&amp;quot;application/x-shockwave-flash\&amp;quot; width=\&amp;quot;425\&amp;quot; height=\&amp;quot;355\&amp;quot;&amp;gt;&amp;lt;\/embed&amp;gt;&amp;lt;\/object&amp;gt;&amp;lt;\/div&amp;gt;&amp;quot;;" alt=""&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/BCdQ6Hj5zjc8XkFHtU1mtiIVTgY/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/BCdQ6Hj5zjc8XkFHtU1mtiIVTgY/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/dDm5fgun4s4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7066774709809652265/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7066774709809652265" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7066774709809652265?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7066774709809652265?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/dDm5fgun4s4/obamanin-haftalik-konusmasi-youtube.html" title="Obama’nin haftalik konusmasi Youtube uzerinden dagitilacak" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/obamanin-haftalik-konusmasi-youtube.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7153791613257997232</id><published>2008-11-16T23:24:00.001+02:00</published><updated>2008-11-16T23:24:42.581+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-16T23:24:42.581+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="komik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uyuşturucu" /><title type="text">Cem Yilmazin reklami gercek oldu..</title><content type="html">&lt;p&gt;Vallahi bu uyuşturucu satıcıları bir alem adamlar. Aşağıda da onlarla ilgili bir başka video var.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Videoda babanın oğluna yaptığı uyarıya dikkat. Ayrıca kameramanlarla geçen muhabbet ise bir başka alem…&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterEditableSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:45742d57-5bf6-413e-bc89-6bc300c80400" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; float: none; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="425" height="373"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.analiztv.com/player.swf?v=3405"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed width="425" height="373" src="http://www.analiztv.com/player.swf?v=3405" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/CXY_vnY5ruZ0WRijo05Mkk82vQg/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/CXY_vnY5ruZ0WRijo05Mkk82vQg/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/l6qM0ljFax0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7153791613257997232/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7153791613257997232" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7153791613257997232?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7153791613257997232?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/l6qM0ljFax0/cem-yilmazin-reklami-gercek-oldu.html" title="Cem Yilmazin reklami gercek oldu.." /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/cem-yilmazin-reklami-gercek-oldu.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-1879082859566571860</id><published>2008-11-16T23:15:00.001+02:00</published><updated>2008-11-16T23:15:05.271+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-16T23:15:05.271+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="komik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uyuşturucu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="haber" /><title type="text">Uyusturucu kacakcilarinin yaraticiliklari</title><content type="html">&lt;p&gt;“Acaba bu sefer hangi akıl almaz çözümü denediler?” şeklinde sorulan bir kaçakçılık varsa o da uyuşturucu kaçakçılığıdır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu insanlar bu yöntemler için harcadıkları aklı ve zamanı, doğru düzgün iş yapmaya harcasalar muhakkak daha çok para kazanırlar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ama herhalde bu tarz bir iş çok daha heyecanlı. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Adana’da da uyuşturucuyu arı kovanlarının içine koyup götürmeye çalışmışlar. Fakat yine de polise yakalanmaktan kurtulamamışlar. Acaba bal kokusu, uyuşturucu kokusunu bastırır diye mi düşünmüşler?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Çok komik bir haber olmuş yahu.&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterEditableSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:866a5a7f-43a6-4320-8a1b-2dd108e4a650" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; float: none; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="425" height="373"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.analiztv.com/player.swf?v=3412"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed width="425" height="373" src="http://www.analiztv.com/player.swf?v=3412" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/z4oT2Hw0Vd-zzGvb7naoU6uXi8U/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/z4oT2Hw0Vd-zzGvb7naoU6uXi8U/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/m6RXJoNmcwI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/1879082859566571860/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=1879082859566571860" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/1879082859566571860?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/1879082859566571860?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/m6RXJoNmcwI/uyusturucu-kacakcilarinin.html" title="Uyusturucu kacakcilarinin yaraticiliklari" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/uyusturucu-kacakcilarinin.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-5347566188736023844</id><published>2008-11-16T13:40:00.001+02:00</published><updated>2008-11-16T13:46:08.828+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-16T13:46:08.828+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hrant dink" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ergenekon" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kürt sorunu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="derin devlet" /><title type="text">Kurt sorunu ve Hrant Dink</title><content type="html">&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&amp;amp;ArticleID=908259&amp;amp;Yazar=%20&amp;amp;Date=16.11.2008&amp;amp;PAGE="&gt;Cengiz Çandar'ın 14.11.2008 tarihli yazısını&lt;/a&gt; nedense atlamışım. Bu yazı son günlerde Hrant Dink ve Kürt sorunu konusunda yazılan en önemli yazılardan biri herhalde. Yazının bir bölümünü buraya aktaralım:
&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&amp;amp;ArticleID=908259&amp;amp;Yazar=%20&amp;amp;Date=16.11.2008&amp;amp;PAGE="&gt;Devlet 'fail' ise, 'Derin Devlet' gerekmez - Cengiz Çandar:&lt;/a&gt;
  &lt;/p&gt;
  &lt;p&gt;Hrant Dink’in, şayet sonuncusu değilse,&amp;nbsp; son konuşmalarından biri olmalı. Çünkü 23-24 Aralık 2006’da Darphane binalarında düzenlenen bir sempozyumda ‘Resmi Tarih ve Aydın İlişkisi’ başlıklı oturumda konuşmuş. Bu konuşmasından üç hafta kadar sonra güpegündüz, İstanbul’un orta yerinde, arkasından vurdular Hrant’ı.
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; ‘Resmi Tarih ve Aydın İlişkisi’ başlıklı oturumdaki o&amp;nbsp; konuşması Agos’un son sayısında yayımlandı. Tekrar tekrar okunmasında yarar var. Ancak, göz okumasıyla okunacak konuşma değil o. ‘Yürek’ten bakarak okunması halinde anlaşılacak cinsten.&lt;br&gt;
    &lt;br /&gt; O konuşmanın bir yerinde şöyle diyor:
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; “... Kimlik sorununa girmişken, elbet buradan Kürt sorununa da geçebiliriz. Kürt sorununun yaşanmakta olan bütün boyutları, size çok açık söyleyeyim, geçmişte Ermenilerin bu topraklarda yaşamış olduğu sorunun ve sürecin aynısıdır. Size Ermenice makaleler getirseydim keşke; 1910’lu yıllarda, 1908’li, 1912’li, 1915’li yıllarda yazılmış makaleler... Herkes sorunu görüyor, aydınlar müdahale ediyorlar. ‘Şu şöyle olmasın, bu böyle olsun’ deniyor. Harekete geçiyor, devletten hak talep ediyorlar. Devlet ‘evet’ diyor ama gereğini yapmıyor. Bunun üzerine birileri dışarıdan müdahale ediyor. Bugün de aynı şeyler yaşanıyor. O makaleleri tercüme edip yayımlasam, hiçbiriniz anlamazsınız yüz sene önce yazılmış olduklarını. O kadar her şey birbirine benziyor ki...”
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Hrant’ın o konuşmasının, bugünün gündemi açısından benim özellikle dikkatimi çeken bölümü ise yukarıda aktardığımız sözlerinin hemen ardından geleni. Şöyle:
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; “Türkiye tarihiyle gerçek anlamda hesaplaşmadığı için bugün Kürt sorunu içinde bunalıyor ve bocalıyor. Bocalamayan tek bir kesim var: Devlet. Toplum bocalıyor, çünkü toplum tarihini bilmiyor. Devlet bocalamıyor, çünkü devlet tarihini çok iyi biliyor ve becermiş olduğu ‘başarının’ tıpkısını aynısını bugün tekrarlamaya çalışıyor. Ama, toplum bunun farkında değil, çünkü tarihini bilmiyor. Eğer tarihini bilmiş olsa bugün bu sorunun altından kalkması çok daha kolay olacaktı diye düşünüyorum.”
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Şimdi Vecdi Gönül’ün 80 yıl önce ‘ulus-devlet’in temellerinin nasıl atıldığına ilişkin söylediklerini, bir de Hrant’ın sunduğu bu prizmadan bakıp anlamaya çalışın ve üzerinde düşünün bakalım. Ve, unutmayın hangi yönden baksanız, Vecdi Gönül, ‘devlet’tir...
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; ***
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Hrant Dink cinayeti duruşmalarından birinden sonra bir gazete ya da derginin sorusu üzerine, cinayetin ardında ‘Derin devlet aramanın anlamsız olduğunu’ söylemiştim. ‘Devlet’e bakmak, ‘cinayetin faili’ni görmek ve anlamak için yeterliydi.
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Hrant Dink’i öldürenin çok derinlerde aranması gerekmiyordu. ‘Derin devlet’ genellikle işin işinden çıkamadığımız vakit, bilgisizliğimiz ya da çözümsüzlüğümüz&amp;nbsp; için sağladığımız görünmeyen ve hayli gösterişli, emin ve meşruiyetini sıfatından üreten bir sığınak aslında.
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Oysa Hrant Dink cinayeti kadar ayan beyan devlet kurumlarının işin içinde olduğu, ‘failini bulmak’ için ‘derinlere’ gitmeyi gerektirmeyecek kadar ‘devletin sathı’nda, yüzeyinde gerçekleştirilmiş bir cinayet.
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Başbakanlık Denetleme Kurulu, bir buçuk yıllık bir çalışmadan sonra 200 sayfa civarında bir raporla bulgularını açıkladı. Bu bulgularda, cinayet işleneceğinin, yani Hrant Dink’in öldürüleceğinin cinayet tarihinden bir yıl kadar önce gerek Trabzon Jandarma İl Komutanlığı, gerekse Trabzon Emniyet Teşkilatı’nda bilindiği, bu bilgilerin bir aşamada İstanbul Emniyeti’ne de intikal ettiği, dolayısıyla cinayetin ‘pekâlâ önlenebileceği’ ve Hrant’ın şu sırada yaşıyor olacağı kaydediliyor.
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Bazı bulguların sağlanamaması da, Başbakanlık Denetleme Kurulu olarak cinayeti soruşturan müfettişlere Adalet Bakanlığı tarafından gerekli iznin verilmemesinden kaynaklanıyor. Rapor, bunu da açıklıyor.
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Hrant, “Devlet, tarihi iyi biliyor” demişti. Onun kastettiği ‘devlet’ -‘derin devlet’ filan değil- kendisini nasıl, ne şekilde öldürüleceğini, kendisi öldürülmeden bir yıl önce biliyordu!
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Hrant, işte ‘devlet’in bunu da bileceğini bilmiyordu. Yani, o konuşmayı yaparken, ‘devlet’in, kendisinin öldürüleceğini bildiğini ve ölümünden yaklaşık iki yıl sonra bunu bir ‘rapor’la ortaya koyacağını...
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Şimdi, Hrant Dink cinayeti davasının nasıl bir seyir izleyeceğini merak ediyoruz. Bu davanın ‘Ergenekon davası’ ile birleştirilmesi için ‘siyasi irade’ var mı, yok mu?
    &lt;br /&gt;&lt;br&gt; Birleşebileceğini, aklı olan, bakıp görmesini, anlamasını bilen herkes biliyor...
  &lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;Yazı, çok yerinde tespitler içeriyor.
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/lRjLO_ird4b4ezP4Anhca4A7hWQ/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/lRjLO_ird4b4ezP4Anhca4A7hWQ/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/zs06UVMoS0Y" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/5347566188736023844/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=5347566188736023844" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/5347566188736023844?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/5347566188736023844?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/zs06UVMoS0Y/kurt-sorunu-ve-hrant-dink.html" title="Kurt sorunu ve Hrant Dink" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/kurt-sorunu-ve-hrant-dink.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-4203815716339905216</id><published>2008-11-15T18:10:00.001+02:00</published><updated>2008-11-15T18:10:49.494+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-15T18:10:49.494+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mustafa" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="baskın oran" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="atatürk" /><title type="text">Baskin Oran ve Mustafa filmi</title><content type="html">&lt;p&gt;Baskin Hoca, yine o bildiğimiz uslubuyla Mustafa filmini eleştirenlere güzel cevap vermiş.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Özellikle videonun sonundaki tespitleri çok yerinde.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Can Dündar’ın da dediği gibi bu filmin çekim amacı Atatürk’ün iktidarı gökten alıp yere indirmeyi başarmasıydı. Fakat bu mesaj, filmden diğer cümleler cımbızla çekilerek göz ardı edilmeye çalışıldı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Baskın Hoca’da bu noktada iyi bir tespit yapmış. Atatürk bir kesim tarafından yerden alınıp göke çıkarıldı. İşte bu film de onu tekrar yere indiriyor. İşte bütün yaygarada bundan kopuyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Doğru söze ne denir!&lt;/p&gt;  &lt;div class="wlWriterEditableSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:330122ae-b7c3-4b78-a67a-2f9d6dab496a" style="padding-right: 0px; display: block; padding-left: 0px; float: none; padding-bottom: 0px; margin-left: auto; width: 425px; margin-right: auto; padding-top: 0px"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="425" height="373"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.analiztv.com/player.swf?v=3427"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed width="425" height="373" src="http://www.analiztv.com/player.swf?v=3427" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/VAXpf6PO0IaRDGrEMrJp-9DqIWU/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/VAXpf6PO0IaRDGrEMrJp-9DqIWU/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/QB3O4SjTFgQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/4203815716339905216/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=4203815716339905216" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/4203815716339905216?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/4203815716339905216?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/QB3O4SjTFgQ/baskin-oran-ve-mustafa-filmi.html" title="Baskin Oran ve Mustafa filmi" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/baskin-oran-ve-mustafa-filmi.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7390613041313492040</id><published>2008-11-14T14:46:00.001+02:00</published><updated>2008-11-14T15:02:01.580+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-14T15:02:01.580+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="reklam" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zaman gazetesi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bobiler" /><title type="text">Zaman reklami</title><content type="html">&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.zaman.com.tr"&gt;Zaman gazetesinin&lt;/a&gt; "Yaftalamadan düşünün" kampanyası çok tuttu. Hemen herkes reklam kampanyasını konuşuyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Reklam kampanyası bu açıdan son derece başarılı..
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fakat &lt;a href="http://www.bobiler.org"&gt;bobiler.org &lt;/a&gt;da reklam kampanyası hakkında güzel çalışmayı yapmış. O da reklam kampanyası kadar başarılı ve zekice.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnternet çağı böyle bir şey olsa gerek. Başkalarını eleştirirken çok dikkatli olmak lazım. Hele bir de eleştirdiğiniz davranışları siz de yapıyorsanız! Yoksa birileri 5 dakikada arşivleri tarayıp, çak diye bu ikiyüzlü davranışı suratınıza vurabilir.
&lt;/p&gt;
&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/upload/photographs/139863189y.jpg"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/139863189y.jpg" align="baseline" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/8tTjd73XdkANin2QAzL8UbtLVfI/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/8tTjd73XdkANin2QAzL8UbtLVfI/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/HqFC-8bDilY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7390613041313492040/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7390613041313492040" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7390613041313492040?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7390613041313492040?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/HqFC-8bDilY/zaman-reklami.html" title="Zaman reklami" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/zaman-reklami.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-6523031225195311455</id><published>2008-11-13T23:41:00.000+02:00</published><updated>2008-11-13T23:44:45.440+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-13T23:44:45.440+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="komik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="atatürk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="resim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bobiler" /><title type="text">Beni hatirlayiniz</title><content type="html">&lt;p&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.bobiler.org/"&gt;Bobiler.org&lt;/a&gt; yakın zamanda keşfettiğim fakat şimdilerde müptelası olduğum bir site. &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/bobiler"&gt;Şuradaki feed'i &lt;/a&gt;sayesinde Google Reader'da arada sırada zeki ve bir o kadar da komik resimlerle karşılaşıyorum. Mesela şuna bayıldım:
  &lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/140861411m.jpg" /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/GauDNG9LcdxBFzeL9JjT29i2jbk/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/GauDNG9LcdxBFzeL9JjT29i2jbk/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/k2t1Ohd2UKE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/6523031225195311455/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=6523031225195311455" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/6523031225195311455?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/6523031225195311455?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/k2t1Ohd2UKE/beni-hatirlayiniz.html" title="Beni hatirlayiniz" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/beni-hatirlayiniz.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7756250497783548134</id><published>2008-11-08T17:15:00.002+02:00</published><updated>2008-11-08T17:24:32.177+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-08T17:24:32.177+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="seçim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bill moyers" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Obama" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="azınlıklar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="amerika" /><title type="text">"Hallelujah" ve Obama'nın gelişi</title><content type="html">&lt;p&gt;Her ne kadar Obama ile ilgili bir önceki yazımda onun seçilmesinin Türkiye'de bir şeylerin değiştişeceği yönünde olumlu karşılayanları sorgulasam da, Amerika için çok şeyin değiştiğini ve değişeceğini söyleyebiliriz.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.ritholtz.com/blog/2008/11/bill-moyers-on-the-presidential-election/"&gt;Big Picture'ı takip edenler&lt;/a&gt; bu videoyu görmüş olabilirler fakat ben yine de linkini burada vereyim. Yine Big Picture sayesinde farkına vardığım Bill Moyers gerçekten güncel konularla ilgili çok güzel programlar yapıyor. İlgilenenlere &lt;a href="http://www.pbs.org/moyers/journal/index-flash.html"&gt;PBS'deki Bill Moyers Journal programının videolarını&lt;/a&gt; izlemelerini tavsiye ederim.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şurası bir gerçek ki Obama'nın gelişi dünyada büyük umutlar doğurdu. Fakat yine de beklentinin çok yukarıda olduğu bir durumda Obama'nın ne yaparsa yapsın bu beklentilerin bir kısmını karşılayamacağına inanıyorum.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fakat yine de Obama'nın Amerika'daki zencilerin/azınlıkların bir yerlere gelmesi konusunda sergilediği başarının bizim de kendi azınlık problemlerimizin çözümünde de ilham vermesini diliyorum.
&lt;/p&gt;
&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://www.pbs.org/moyers/journal/11072008/watch.html"&gt;&lt;img src="http://www.ritholtz.com/blog/wp-content/uploads/2008/11/kevin-phillips-moyers.png" width="363" height="299" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/Z58-sdT0hQayCOuu8eAEvfznmwE/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/Z58-sdT0hQayCOuu8eAEvfznmwE/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/IksThWUOVP8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7756250497783548134/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7756250497783548134" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7756250497783548134?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7756250497783548134?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/IksThWUOVP8/hallelujah-ve-obamanin-gelisi.html" title="&quot;Hallelujah&quot; ve Obama'nın gelişi" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/hallelujah-ve-obamanin-gelisi.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-8571001664895493425</id><published>2008-11-05T11:58:00.003+02:00</published><updated>2008-11-05T12:24:05.915+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-05T12:24:05.915+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="seçim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Obama" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="türkiye" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="engin ardıç" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="amerika" /><title type="text">Obama doneminde Turkiye Iliskileri</title><content type="html">&lt;p&gt;Barrack Obama'nın ABD başkanı seçilmesi ülkemizde olumlu karşılandı. &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/2008/11/04/safak.html"&gt;Hatta birileri 3 Kasım 2002 ile 4 Kasım 2008'i aynı kefeye koydu&lt;/a&gt;.
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gerek bloglarda gerekse de medyada Obama'nın gelişi "Bizim için hayırlı oldu" şeklinde kutlansa da ben bu konuda biraz daha temkinli davranmayı tercih ediyorum.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Öncelikle Obama'nın başkan olması "bir rüyanın gerçekleşmesidir". Amerika'da bir zencinin başkan olması bir zamanların Amerika'sı için bir hayaldi ve bu hayal nihayet gerçekleşti.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fakat unutulmaması gereken bir şey de 8 yıl önce bir zencinin Dışışleri Bakanı olması da hayaldi. Colin Powell ve Condolezza Rice örneklerine bakınca Amerika'da bir zencinin bir yerlere gelmesinin bir şeylerin değişeceğini göstermesi açısından yeterli olmadığını düşünüyorum.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Daha Obama'nın adını yeni yeni duyarken ve herkes Hillary Clinton'ın Amerika'nın ilk kadın başkanı olacağını konuşurken Oprah Winfrey'in Ellen DeGeneres Show'a katıldığı programı izliyordum (gerçekten büyük bir buluşmaydı). O programda Oprah'ın "I'm feeling Obama!" (Obama'yı hissediyorum gibi absürd bir tercüme yapılabilir) demesi programa katılan herkesi derin bir sessizliğe sürükledi. O günlerde Clinton'un popülerliği düşünüldüğünde Obama'ya hiç kimse şans vermiyordu hatta çoğu insan onun ismini ilk orada duymuştu.
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fakat enterasan bir şekilde Amerika'da "birileri düğmeye bastı" ve Obama bugün Amerika Başkanı. Düğmede İsraillilerin büyük parmağı var deniliyor. Hatta dünkü Yorum Farkı'nda Mehmet Barlas'la Emre Kongar'ın aynı görüşü paylaştığı ender konulardan birisiydi.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Obama'nın gelişiyle ilgili rastladığım &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/2008/11/03/haber,74E9FD0DEAD44939AAEE109822A120E8.html"&gt;tek olumsuz yazı Engin Ardıç'a ait&lt;/a&gt;. Gene kafa bulduğu yazının son kısmı bir hayli ilginç geldi:
&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
  &lt;p&gt;Bizimkiler de fazla sevinmesinler: Beklendiği gibi Obama kazanırsa, Kıbrıs'tan çekilmemiz ve Kuzey Irak Kürt Devleti'ni tanımamız yönünde baskı yapacak, sonra sıra Ermeni meselesine gelecek.
  &lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/zWfXfFo5lxlOZcAk8t-ATOKcJe4/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/zWfXfFo5lxlOZcAk8t-ATOKcJe4/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/IDO8DAQMCxI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/8571001664895493425/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=8571001664895493425" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/8571001664895493425?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/8571001664895493425?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/IDO8DAQMCxI/obama-doneminde-turkiye-iliskileri.html" title="Obama doneminde Turkiye Iliskileri" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/obama-doneminde-turkiye-iliskileri.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-3865413026794896413</id><published>2008-11-05T10:35:00.006+02:00</published><updated>2008-11-05T11:00:22.658+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-05T11:00:22.658+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="emre aköz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="liberal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="çifte-standart" /><title type="text">Liberal kime denir?</title><content type="html">&lt;p&gt;Bugün Emre Aköz son günlerde &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/haber,973F9C7B3BEB40FC963D847E5D673A38.html"&gt;liberallerle ilgili benim de dikkatimi çeken bazı noktaları yazmış:&lt;/a&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;L&lt;em&gt;iberal&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Düşünce&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Topluluğu&lt;/em&gt; &lt;em&gt;2008&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Kongresi&lt;/em&gt;'&lt;/strong&gt;nden bir izlenim daha. Paneli izleyen bir arkadaş sordu:
  &lt;p&gt;"&lt;em&gt;Liberal&lt;/em&gt; &lt;em&gt;bildiğimiz&lt;/em&gt; &lt;em&gt;köşe&lt;/em&gt; &lt;em&gt;yazarları,&lt;/em&gt; &lt;em&gt;bazı&lt;/em&gt; &lt;em&gt;konularda&lt;/em&gt; &lt;em&gt;tam&lt;/em&gt; &lt;em&gt;tersi&lt;/em&gt; &lt;em&gt;fikirler&lt;/em&gt; &lt;em&gt;ileri&lt;/em&gt; &lt;em&gt;sürerek&lt;/em&gt; &lt;em&gt;bizi&lt;/em&gt; &lt;em&gt;şaşırtıyor.&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Bu&lt;/em&gt; &lt;em&gt;nasıl&lt;/em&gt; &lt;em&gt;oluyor?&lt;/em&gt; " * Bir kere &lt;strong&gt;&lt;a href="http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=T%FCrkiye"&gt;Türkiye&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;'de liberal çok az. Zaten o köşe yazarlarının ve entelektüellerin çoğu kendini "liberal" olarak tanımlamaz. Karşı safta yer alanlar (ulusalcılar, milliyetçiler, vs.) onlara bu adı taktı. &lt;a href="http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=T%FCrkiye"&gt;Türkiye&lt;/a&gt;'de &lt;strong&gt;"&lt;em&gt;Avrupa&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Birliğini&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;demokrasiyi&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;hukukun&lt;/em&gt; &lt;em&gt;üstünlüğünü&lt;/em&gt; " &lt;/strong&gt;savunmanın adı liberallik oldu. Halbuki mesela bir &lt;strong&gt;sosyal&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;demokrat&lt;/strong&gt; da bunları savunur. Ancak o değerlerden yan çizen &lt;strong&gt;CHP&lt;/strong&gt;'ye "sosyal demokrat" denilince acayip bir kavram kargaşası çıkıyor ortaya.
  &lt;/p&gt;...
  &lt;p&gt;* İmkân olsa da entelektüellerin evlerine gidip kitaplıklarına baksanız: Liberal düşünceyi işleyen pek az kitap bulursunuz. Devletçiliği karşı çıkanlar dahi liberalizm konusunda pek okumaz. &lt;strong&gt;" &lt;em&gt;Kolektivist&lt;/em&gt; &lt;/strong&gt;" fikirler iliklerimize işlemiştir. * Toplumsal taban açısından bakıldığında da liberal fikirler öksüzdür bu ülkede. &lt;strong&gt;İstanbul&lt;/strong&gt;'da yoğunlaşan &lt;strong&gt;Türk&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;burjuvazisi&lt;/strong&gt;, bir &lt;strong&gt;"&lt;em&gt;sınıf&lt;/em&gt; "&lt;/strong&gt; olarak liberal düşünceye yüz vermez; gözleri kulakları hâlâ &lt;strong&gt;Ankara&lt;/strong&gt;'dadır. Zaten kriz çıktı mı,&lt;strong&gt; "&lt;em&gt;Devlet&lt;/em&gt; &lt;em&gt;bizi&lt;/em&gt; &lt;em&gt;kurtarsın&lt;/em&gt; "&lt;/strong&gt; diyenlerden başka ne beklenir?
  &lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt; Özellikle yazının başındaki "Karşı safta yer alanlar (ulusalcılar, milliyetçiler, vs.) onlara bu adı taktı" sözüne katılıyorum.
&lt;p&gt;Son günlerde Ulusalcılar ve Milliyetçiler'e karşı olduğu için liberal diye tanımlanan ama aslında liberalizmle uzaktan yakından alakalı olmayan insanların bloglarını ve yazılarını okuyoruz.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Liberallerle dalga geçmek için şöyle bir tanım yapılır : &lt;em&gt;"A liberal is a person whose interests aren't at stake at the moment." (Liberal, çıkarları şu anda tehlikede olmayan kişidir). &lt;/em&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bence bu söz, bu tür liberalleri tanımlamak için çok yerinde. Özellikle bazı bloglarda ve köşe yazarlarında gördüğüm bazı kişiler başkalarının tutumlarını eleştirirken liberal görüşleri kullanırken, söz sırası kendi çıkarlarına geldiğinde liberallikle uzaktan yakından alakası olmayan görüşleri savunabiliyorlar.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben bunu biraz da bu topraklarda yerleşen "çifte-standart" anlayışına bağlıyorum. Her ne kadar herkes "çifte-standart"lardan nefret edip bu ülkede ters giden her şeye yorsa da, "çifte-standart"lardan "nemalanmaya" çok alışmış...
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/Qj2MwsK6s5KwsNMHl-6nSxOnRPI/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/Qj2MwsK6s5KwsNMHl-6nSxOnRPI/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/QSdzDDkZvzM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/3865413026794896413/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=3865413026794896413" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/3865413026794896413?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/3865413026794896413?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/QSdzDDkZvzM/liberal-kime-denir.html" title="Liberal kime denir?" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/liberal-kime-denir.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-847871770210504083</id><published>2008-11-04T12:53:00.001+02:00</published><updated>2008-11-04T12:58:15.103+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-04T12:58:15.103+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sinema" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mustafa" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="atatürk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Can Dündar" /><title type="text">Mustafa filminin ardindan yorumlar</title><content type="html">&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/464353.asp"&gt;NTVMSNBC'nin Mustafa filmi hakkında kimin ne dediğini toparladığı bu yazıya&lt;/a&gt; istinaden birileri de vatandaşın ne dediğini toparlamış.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://ekonomiturk.blogspot.com/2008/11/mustafa-filmi-seyirci-yorumlari.html"&gt;Ekonomiturk'ten Junior'ın yazdığı yazıdan&lt;/a&gt; benim en çok beğendiklerim şunlar:
&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
  &lt;p&gt;-Can Dundar: Ataturk, yalnizliktan kendini ickiye vermistir
    &lt;br /&gt;-Yandaki ciftin disisi: Askim sen neden iciyorsun peki?
    &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;
    &lt;br /&gt;-Can Dundar: Fikriye yanina aldigi tabancayi yolda kafasina sikarak intihar eder
    &lt;br /&gt;-Bir grup genc: Abi bu kiz daha guzel degil miydi Latifeden?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;-Ataturk: Yeni sistemimizde dogmalara gokten inmis seylere yer yok
    &lt;br /&gt;-Sakalli Amca: Savasta boyle demiyordun
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Film sonrasi yorumlar:&lt;/strong&gt;
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Komplocu&lt;/strong&gt;: Vahdettin Ataturk'u Samsuna gonderirken ona vatani kurtarma emrini mi verdi yoksa Istanbuldan uzaklastirmak mi istedi?
    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kemalist&lt;/strong&gt;: Vahdettin Ataturk'u gorevlendiremez, o kendi iradesiyle baslatmistir bu hareketi
    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Dindar&lt;/strong&gt;: Peki halk aldatilmis olmadi mi? Meclisi duayla acip, savas kazanildiktan sonra din adina herseyin sosyal hayattan bile silinmesiyle
    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ataturk&lt;/strong&gt;: Bu Ataturkun basindan beri izledigi son derece akilli bir stratejiydi, zafer ancak bu sekilde mumkundu
    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dindar&lt;/strong&gt;: Insallah Rabbim Ataturk'un gunahlarini bu vatanin musluman kalmasini sagladigi icin affeder...&lt;/span&gt;
  &lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/3JAnjPHw22YsrrDm68GdGMq8Md8/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/3JAnjPHw22YsrrDm68GdGMq8Md8/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/ZFEdwY--DH4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/847871770210504083/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=847871770210504083" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/847871770210504083?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/847871770210504083?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/ZFEdwY--DH4/mustafa-filminin-ardindan-yorumlar.html" title="Mustafa filminin ardindan yorumlar" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/mustafa-filminin-ardindan-yorumlar.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-1427673498492184850</id><published>2008-11-02T22:33:00.002+02:00</published><updated>2008-11-02T22:44:57.128+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-02T22:44:57.128+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sinema" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mustafa" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="darbe" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="atatürk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Can Dündar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="belgesel" /><title type="text">Kemalizm Kalmadi Mustafaizm Verelim</title><content type="html">&lt;p&gt;Nihayet ben de Can Dündar'ın Mustafaizm filmini izledim.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aslında filmi izlemeden önce bir çok blogda hararetli tartışmalar oluyordu. Bu tartışmaların bazılarına filmi izlemeyenler de katıldı. Hatta &lt;a href="http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=22276"&gt;şuradaki yazıya&lt;/a&gt; istinaden ben de yorumlar kısmında bir şeyler söylemiştim.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Filmde Atatürk hakkında yeni bir şey öğrendim dersem yalan olur. Sol gözünde Trablus'tan kalma bir rahatsızlık olması dışında. Tabi ondan sonra film boyunca hep sol gözüne odaklandım.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; Neyse efendim filmde yeni bir şey yok fakat hasıraltı edilmek istenen çok şey var. Doğrusu Can Dündar, Atatürk'ün insani yönünü ön plana çıkaran bir belgesel hazırlayarak bu zamana kadar yapılanlardan farklı bir şeyler ortaya koymak istemiş.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zaten filmde anlatılanları kimse yalanlamıyor sadece zamanlaması konusunda seslerini yükseltiyorlar.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fakat adının "Mustafa" olduğu bir belgeselden daha farklı neler beklenebilirdi ki?
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yüzden geneli itibariyle ben belgeseli beğendim. Zamanlaması konusunda ise bundan daha iyi bir zaman olamayacağı kanısındayım.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sonuçta böyle bir belgeseli ne İnönü zamanında, ne 27 Mayıs'ta, ne 12 Mart'ta, ne 12 Eylül'de ne de 28 Şubat döneminde çekebilirdiniz.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şurası gerçek ki Can Dündar "Sağ gösterip sol vurmuştur" fakat bu, bence bu filmi daha güzel yapıyor..
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/IPLCDQp4CMU3CEAPunzE96YethA/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/IPLCDQp4CMU3CEAPunzE96YethA/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/E6_14FUFux4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/1427673498492184850/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=1427673498492184850" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/1427673498492184850?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/1427673498492184850?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/E6_14FUFux4/kemalizm-kalmadi-mustafaizm-verelim.html" title="Kemalizm Kalmadi Mustafaizm Verelim" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/kemalizm-kalmadi-mustafaizm-verelim.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-5662276236313112511</id><published>2008-11-01T17:09:00.002+02:00</published><updated>2008-11-01T17:10:06.906+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-01T17:10:06.906+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="trabzonspor" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="super lig" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="futbol" /><title type="text">Haramilerin saltanatına son mu?</title><content type="html">&lt;p&gt;Bu sene Super Lig'te geçen senelere nazaran çok fazla değişiklik var.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bunların başında da Anadolu takımlarının yükselişi var.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Başta Trabzonspor olmak üzere Gaziantepspor, Sivasspor, Kayserispor, Ankaraspor gerçekten oynadıkları futbolla lige renk katıyorlar.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hele Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın içinde bulundukları durum düşünüldüğünde Anadolu'dan şampiyon çıkması çok büyük bir olasılık.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Belki de bu sene yukarıda saydığım takımlardan bir tanesi "Haramilerin saltanatını yıkacak!".
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bunun tabi ki bir çok nedeni var. Öncelikle Türkiye'de de "futbol sadece futbol" değil. Yayın hakları, iddia, reklam ve sponsorluklar derken ortada büyük bir pasta var. Ve bu pasta FB, GS ve BJK'nin yiyemeyeceği kadar büyük.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bence bunda biraz da ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal değişimin payı büyük. Ekonomik alanda zaten büyük bir güce ulaşan Anadolu, AKP'nin yükselişiyle kendini siyasette göstermeye başladı. Tam bir merkeze karşı çevrenin ayağa kalkışı...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şimdi futbol da bunun en büyük göstergesi. Lig maçlarına bakıyorum, Eskişehir'de, Kayseri'de, Gaziantep'te&amp;nbsp; oynanan maçlarda FB, GS ve BJK'lilerin sesi bile çıkmamaya başlıyor. Trabzon zaten başka bir alem...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabi bir de şu Anadolu insanı kendi şehirlerinin yanında FB, GS ve BJK takımı tutma sevdasından vazgeçseler... Vallahi bir Trabzonsporlu olarak ikinci bir takım tutmayı hiç düşünmedim. İnşallah Anadolu'nun diğer şehirlerindeki vatandaşlarımızda da benzer bilinç oluşmaya başlar.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O zaman gerçekten HARAMİLERİN SALTANATI YIKACAĞIZ!
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/rXjg3bSgb0U2d5J65r0AKHKFt70/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/rXjg3bSgb0U2d5J65r0AKHKFt70/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/1h9vUEMX6Rw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/5662276236313112511/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=5662276236313112511" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/5662276236313112511?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/5662276236313112511?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/1h9vUEMX6Rw/haramilerin-saltanatina-son-mu.html" title="Haramilerin saltanatına son mu?" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/haramilerin-saltanatina-son-mu.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7277327260377318196</id><published>2008-11-01T11:13:00.001+02:00</published><updated>2008-11-01T11:15:10.331+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-11-01T11:15:10.331+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bilgi teknolojileri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="değişim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="youtube" /><title type="text">Dünya degisiyor peki biz ne yapiyoruz?</title><content type="html">Şurada dünyadaki değişimle ilgili harika bir video var. Herkese izlemelerini tavsiye ediyorum:
&lt;br&gt;
&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/pMcfrLYDm2U&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/pMcfrLYDm2U&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/6XnJBdzkhgVYuioYGHosh7b2c_M/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/6XnJBdzkhgVYuioYGHosh7b2c_M/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/Qyz3rxFUOwY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7277327260377318196/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7277327260377318196" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7277327260377318196?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7277327260377318196?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/Qyz3rxFUOwY/dnya-degisiyor-peki-biz-ne-yapiyoruz.html" title="Dünya degisiyor peki biz ne yapiyoruz?" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/11/dnya-degisiyor-peki-biz-ne-yapiyoruz.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-7412632928976532575</id><published>2008-10-14T20:13:00.002+03:00</published><updated>2008-10-14T20:57:27.593+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-10-14T20:57:27.593+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="abdullah gül" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="frankfurt kitap fuarı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kitap" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="orhan pamuk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="nobel" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="youtube" /><title type="text">Orhan Pamuk'un Frankfurt Kitap Fuari konusmasinin ardindan</title><content type="html">&lt;p&gt;Orhan Pamuk hakkında en son &lt;a href="http://gunluk.sinanyuce.com/2006/12/orhan-pamukun-nobel-konumas-hakknda.html"&gt;Nobel Edebiyat Ödülü alırken yaptığı konuşmaya istinaden bir yazı &lt;/a&gt;yazdım.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O yazının üzerinden hemen hemen 2 yıl geçti. O yazı site loglarında "Orhan Pamuk hangi kitabıyla Nobel ödülü aldı?" sorusuna cevap arayanlar tarafından tercih edilse de orada farklı şeyler anlatmaya çalışmıştım. Bu arada bu sorunun cevabını arayanlar içn "Nobel Edebiyat Ödülü" herhangi bir kitap üzerine verilmiyor. Yazarın kendisine veriliyor. O yüzden buradan da "Kitaplarıyla Nobel'i hak etmiyor; onunkisi sadece siyasi sebeplerden.." diyen dangalaklara da cevap vereyim istedim. Bir de bana içinde siyasetin olmadığı bir şey söyleyin? Birden fazla insanın karıştığı hiç bir durum siyaset dışında kalamaz; ama herkesin üzerinde anlaştığı siyasi durumlar olabilir.
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O bu ödülü almadan önce de Yaşar Kemal bu ödüle en yakın Türk gibi duruyordu. Ben Orhan Pamuk'a göre Yaşar Kemal'i daha çok severim -hatta Facebook'taki profilimde en çok sevdiğim kitaplar listesi onun kitaplarıyla doludur- ama bu ödülü Orhan Pamuk aldı. Maalesef, Nobel koridorlarında gözlerden uzak odalarda da gizli pazarlıklar yapılıyor!
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yok, yok! Ben böyle şeyler ortaya atmayı beceremiyorum. Bir Ahmet Hakan ya da bir Ahmet Çakar değilim yani. Fakat o zamanlar da "Nobel'i bu adamlara verirseler kesin siyasi sebeplerden verirler. Baksana adamın Kürtler için dediklerine!" diyenler vardı. Yoksa, onun Nobel'i alamaması -şimdilik- Yaşar Kemal'in iyi bir Kürt siyaseti yapamadığına mı yormak lazım?
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Neyse efendim, biz bu yazının başlığındaki konuya geri dönelim -bu arada şunu farkettim: yazılarımda ancak 3-4. paragrafta girebiliyorum-. Masumiyet Müzesi ile bu günlerde zaten çok konuşuluyor kendisini. Hatta geçen pazar Güneri Civaoğlu'nun -adam yaşlandıkça Jack Nicholson'a daha çok benziyor- bir pazar programında gördüm kendini. Bu arada Güneri Civaoğlu'nun kariyeri de ilginç bir yöne doğru gidiyor. Bir dönemler ana haber bülteninden sonra yaptığı haber yorumu programıyla tanırdık onu. Fakat Engin Ardıç kadar iyi ayar veremediğinden olsa gerek o program çok tutmadı. Şu aralar Milliyet'teki köşesinde bir şeyler karalasa da pek kimsenin ciddiye aldığı birisi değil. O da bunu anlamış olacak ki Pazar günü magazin tadıyla &lt;a title="Güneri Civaoğlu Şeffaf Oda" href="http://www.kanald.com.tr/ProgramDetay.aspx?ProgramID=18"&gt;Şeffaf Oda'yla&lt;/a&gt; kendi halinde takılıyordu.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; Yine de Orhan Pamuk'la yeni yayın dönemine sıkı bir giriş yaptı. Kaçıranların bu programı izlemelerini tavsiye ederim. Şimdi &lt;a title="Beceriksizler - kral paylaşım ortamı" href="http://beceriksizler.beep.to"&gt;beceriksizler&lt;/a&gt;'den linkini koyardım ama gurbetçi kardeşlerimiz dizilerden başka bir şey "capture" etmiyorlar ki.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O programı izlerken Orhan Pamuk'un Türkiye'yi ve Türk insanı ne kadar iyi tanıdığını ve bunu nasıl da iyi bir şekilde bize aktardığını daha iyi kavradım. Özellikle son günlerin önemli konularındaki tespitleri çok da yerindeydi bence. Mesele Ergenekon'u, kadınların Türk toplumundaki yeri, son günlerde yükselen milliyetçiliği, Türk insanın kendi içine kapanışını çok iyi tahlil etti. Ha bunu yaparken iyi bir "uslubu" yokmuş... Ne fark eder? Hatta o söyleşide Frankfurt Fuarı'nda yapacağı konuşmadan da ipuçları vermişti. Yine birileri ayar alacaktı.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yakında Youtube, Google Video, Soapbox vs. ortamlarına düşecek Frankfurt Fuarı konuşmasını ben çok beğendim. Söz verdiği ayarı da eksiksiz bir şekilde verdi. 301'den "yararlanan" yazarları, "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" psikolojisini, Batının bazı değerlerine "Türk kültürüne ters" deyip soğuk bakmanın nasıl bazen "demokrasi, eşitlik, kadın hakları" gibi kavramların yerleşmemesine neden olduğunu çok güzel bir şekilde anlattı. Hatta bunu yaparken tanıdığımız Orhan Pamuk gibi anlattı. Yine Babamın Bavulu'na benzer bir hikayeydi her şey. Bu da kitap olarak yayınlanırsa hiç şaşırmam. O derece yani.
  &lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabi bir yerde de Youtube yasağından bahsetti. Eserlerinde eski Türkiye'yi yazabilmek için Youtube'dan eski şarkıları ve filmleri izlediğinden söz etti. Tabi buradan da Youtube'u yasaklayan zihniyete de gönderme yapmayı unutmadı. Harbiden bu Youtube yasağı konusunda bir ülke bu kadar gündeme gelebilir! Normalde &lt;a href="http://www.youtube.com/blog"&gt;Youtube Blog'&lt;/a&gt;u yakından takip ediyorum. Eminim Nobel Ödüllü bir yazarın bu sözlerini atlamayacaklardır. "Rezil olduk, rezil!"
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Orhan Pamuk'un ardından Abdullah Gül sazı eline aldı ama onun konuşması tipik bir siyasetçi konuşması olduğu için bir şeyler yazmaya değmez. Ama Orhan Pamuk'un onca tesbitlerine rağmen "yine de yazarların önündeki bazı engeller" kalktı sözlerini söylerken sırıtışını onun her zaman ki "gül"eç yüzüne mi yoksa pişkinliğe mi vereyim bilemedim.
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://www.sinanyuce.com"&gt;www.sinanyuce.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.googleadservices.com/~a/eJRZI3Adq6tvLDJzP_zq5D21f0Y/a"&gt;&lt;img src="http://feedads.googleadservices.com/~a/eJRZI3Adq6tvLDJzP_zq5D21f0Y/i" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feedproxy.google.com/~r/sy-gunluk/~4/pgWHBgAVb6Y" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://gunluk.sinanyuce.com/feeds/7412632928976532575/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="https://www.blogger.com/comment.g?blogID=32688018&amp;postID=7412632928976532575" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7412632928976532575?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/32688018/posts/default/7412632928976532575?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.sinanyuce.com/~r/sy-gunluk/~3/pgWHBgAVb6Y/orhan-pamukun-frankfurt-kitap-fuari.html" title="Orhan Pamuk'un Frankfurt Kitap Fuari konusmasinin ardindan" /><author><name>Sinan Yüce</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08211496253207233851</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://gunluk.sinanyuce.com/2008/10/orhan-pamukun-frankfurt-kitap-fuari.html</feedburner:origLink></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32688018.post-1390589730630738881</id><published>2008-10-08T08:58:00.002+03:00</published><updated>2008-10-08T09:07:57.017+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://purl.org/atom/app#">2008-10-08T09:07:57.017+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="pkk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="aktütün baskını" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ordu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="terör" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="temel hak ve özgürlükler" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="avrupa birliği" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mehmet altan" /><title type="text">Aktutun sonrasi cozum: Ozgurlukleri kisitla</title><content type="html">&lt;p&gt;Bugün ülkede neden terör eylemleri yapılıyor? Cevap PKK ve ona yakın çevreler tarafından belli: Kürt halkına yeterli düzeyde özgürlükler verilmiyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Pekala biz Aktütün sonrası çözüm olarak neler düşünüyoruz? Temel hak ve özgürlükleri tamamen kısıtlamak. Hem de yalnızca Kürtlerin değil tüm Türk halkının.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aktütün baskını sonrası hükümetten talep edilen isteklere bakıyorsunuz ve hiçbirinin meselenin çözümünde uzaktan yakından alakası yok.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir rivayete göre maddi imkansızlık yüzünden bu karakol taşınamamış. Pekala bu isteklerden hangisi orduya ek kaynak yaratılmasıyla ilgili?
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eylemi gerçekleştiren teröristler Irak'tan geliyor. İyi de o zaman Türkiye sınırları içerisinde yaşayan halka uygulanan bu yaptırımlar ne olacak? İstediğiniz istediğiniz zaman yoldan çevirebileceksiniz, evini, arabasını arayabileceksiniz, istediğiniz kadar göz altına alabileceksiniz.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben bu işten bir şey anlamadım. Mehmet Altan'da bir şeyler anlamamış olacak ki &lt;a title="Mehmet Altan 8 Ekim 2008" href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/jandarma-devletine-dogru-133598.htm"&gt;bugünkü yazısında bu konuya dikkat çekmiş:&lt;/a&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
  &lt;p&gt;Güpegündüz yapılan bir baskınla 17 askerimizin şehit edildiği, yirmisinin yaralandığı Aktütün Karakolu’nun komutanının kim olduğunu bile öğrenemeden faturanın ‘özgürlüklere’ çıkarılmak istendiği anlaşılmakta...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Oldum, bittim ‘silahlı, külahlı’ işlerden şüphelenirim... İçindeki gariplikleri çözmediğimiz Aktütün Baskını sonunda askeriyenin sorgulanmasına değil, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına vesile olacağa benzer...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Birkaç gündür kıyısından köşesinden duyulan, dün ise ayyuka çıkan haberlere göre askeriye, terörle mücadelede zafiyete yol açtığı gerekçesiyle beş konuda, ancak Olağanüstü Hal’de görülebilecek yeni yasa istiyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Aktütün’deki zafiyetin sebebi ne?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Askere göre ‘temel hak ve özgürlükler’...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Hep söylerim, burası ‘Kuyucu Murat Paşa’ sulbünden...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Sorunu çözme...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Özeleştiri yapma...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Ama baskıyı artır...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Maalesef bu mantık hiç değişmedi...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;* * *
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Genelkurmay ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndan gelen 5 talepte neler var?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;1- Arama: Ceza Muhakemesi Kanunu kapalı mekánlarda savcı izni olmadan, arama yapılmasını ve buralardaki delil niteliğindeki belgelere kolluk güçleri tarafından doğrudan el konulmasını engelliyor.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Bu yasal düzenlemede ‘savcı izni’ şartının kaldırılması isteniyor.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;2- Yetki Alanı: Jandarma Teşkilat Kanunu’ndaki hükümler, askerlerin polis kontrolündeki yerlerde operasyon yapmasını engelliyor.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Genelkurmay ve jandarma bu yetkinin kendilerine de verilmesini istiyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;3- Avukat: Ceza Muhakemesi Kanunu’nda sorgu sırasında avukatın bulundurulması zorunlu.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Genelkurmay ve diğer güvenlik birimleri bu uygulamayı, delillerin karartılması ve sorguda delil toplamanın sekteye uğraması nedeniyle sakıncalı buluyor.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;4- Sorgu: İl İdaresi Kanunu’nun 11’nci maddesi, operasyonlarda ve toplumsal olaylarda güvenlik güçlerine sadece önleme ve olayları yatıştırma yetkisi veriyor.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Asker ise ‘adli kolluk’ yetkisi istiyor. Bu yetki tanınırsa asker, somut bir olay olmasa da ‘delil toplama’ gerekçesiyle daha çok operasyon yapabilecek.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;5- Gözaltı: Sonuncu talep de gözaltı süresinin uzatılması...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;* * *
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Bu talepler kabul edilirse ne olacak?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;‘Arama için izin kalkınca’, arama ‘hukuksal kriterlere göre’ değil, güvenlikçinin ‘isteğine göre’ şekillenecek.
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;‘Yetki alanı genişleyince’, terörle mücadele eden (jandarma sınıfından olmayan) birimler, operasyon sırasında, adli kolluğun yetkilerini kullanamıyorken kullanmaya başlayacak ve istediğini istediği biçimde gözaltına alıp, ifadesine başvurabilecek... Böylece ‘hukuksal’ sürecin dışına çıkılarak, işler güvenlikçinin ‘kriterlerine’ göre yürüyecek...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Uzatmaya gerek yok... Türkiye şehirleşiyor ama güvenlik Jandarmalaşacak... sorgulamak yerine Türkiye’ye şal örtme isteğini ‘hem güvenlik hem özgürlük’ formülüyle yumuşatmanın anlamı yok...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Burada amaç ‘evrensel hukuk kurallarından’ kurtulmak, İttihat ve Terakki türü hukuksuz bir keyfiliğe kavuşmak...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;* * *
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Neden mi?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Çünkü şikáyet edilen konular AB uyum yasaları sayesinde geldi ve çok yeni...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Biz o uyum yasalarını niye kabul ettik?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;1993 yılında eski Sosyalist ülkelerin demokratikleşmesini sağlamak için AB tarafından getirilen ‘Kopenhag Kriterlerine’ uymak için...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Ne kadar uyabildik?
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Ancak ‘eşiğe’ ulaştık...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Şimdi o bile rahatsız ediyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Söylem de şu:
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Terörle savaşta AB’ye uyum çerçevesinde çıkarılan yasalar ‘elimizi kolumuzu bağlıyor’...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Sanki bu yasalar olmasa, beş kere baskın yiyip 44 askerimizi şehit düşüren Aktütün’ün savunulmasındaki zaaf giderilecek...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;* * *
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Kimin elinin kimin cebinde olduğunun anlaşılmadığı ‘silahlı, külahlı işler’ sonunda statükonun işine yarıyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Zaten kısıtlı olan özgürlükleri boğuyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Ülkeyi askerileştiriyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Bunu ‘savaş lobisi’ kendi yararına görebilir ama ülke için hiç de hayra alamet değil...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Son baskın şimdi bizi, Doğu ve Güneydoğu’da olağanüstü hal ilan edilmeden, olağanüstü hal uygulamasına sürüklüyor... Askeriyeye Anayasa’yla çelişen yetkiler verilmesinin önünü açıyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Türkiye’yi doğal hukuktan iyice kopartıyor...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;* * *
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Biz AK Parti iktidarının ilk yıllarındaki samimi gayretleriyle gerçekleşebilecek, AB standartlarında bir Türkiye özlüyorduk... Bırakın o hedefe gitmeyi, yavaş yavaş elde edilen kazanımlar da uçacak gibi...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Buna rağmen Ankara’nın formülü hep şu oldu:
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;‘Özgürlüklerde birleşmek yerine, yasakçılık da anlaşmak...’ Galiba bu yaklaşım şimdi yaygınlaşarak, siyasal iktidarı da iyice Ankaralılaştıracak...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;AB standartlarından biraz daha uzaklaşacağız...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Bizdeki siyaset kurumunun özündeki anlayışın temelinde ‘yasakçılık’ olduğu bir kez daha ispatlanacak...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;* * *
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;AB’den...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Avrupa standartlarından...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Evrensel temel hak ve özgürlüklerden uzaklaşınca...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Bu hedefleri alargaya alınca gideceğin yer bellidir:
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;‘Askerileşme’ ya da ‘jandarmalaşma’...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Herkes Aktütün’ün ardındakini merak ediyordu...
    &lt;br /&gt;
    &lt;br /&gt;Şimdi durum galiba daha da netleşmekte...
  