07 Mayıs 2008 Çarşamba

Sokak Isimlerinden ne cikarmak lazım?

Bir önceki postada, "Laik düzene dayalı spor nasıl oluyor?" şeklinde bir soru sormuş ve sorunun cevabını vermek yerine haberi okuyup gülmekle yetinmiştik.

Daha sonra İzlenimler'de aynı konuyla ilgili yorumlar kısmına da bu tür olayların aslında toplumda belli yönde bir değişiklik olduğunun kanıtı olarak algılanması gerektiğini belirtmiştim. Ben 5-10 yıl sonra değişimin gerçekleşeceğini, nihayet bu ülkede bazı kavramların yerine oturmaya başlayacağını ima ederek gelecek için umutlu olduğumu belirtmiştim. Fakat orada tartışma öyle bir noktaya kaydı ki ben yazılanlardan bir şey anlamamaya başladım.

Bugün karşılaştığımız bir haber de aslında bu bağlamda incelenebilir. İsmail Ağa cemaatin Beykoz'da villalarının bulunduğu semtin sokaklarına Cumhuriyet Çıkmazı, Tayyip Sokak gibi manidar isimler verilmeye başlanmış.

Bence bu tür olaylar şu şekilde yorumlanmalı: Ülke olarak vesayetçi, elitist devlet anlayışı giderek etkisini kaybediyor. Bu anlayışı savunanların yapmış olduğu savunma refleksleri bazen o kadar garip bir hal alıyor ki çoğu zaman komik duruma düşüyorlar.

İşin ilginç yanı ise bu mücadeleden galip çıktığını düşünen kesim ise onların bu haliyle alay ediyor ve bir anlamda da galibiyetini karşı tarafa "ayar" vererek perçinleştirmek istiyor.

Bütün bu gelişmelerde benim en çok dikkatimi çekense Ergenekon, cinayetler, 1 Mayıs vs. bir sürü provakasyona rağmen halk yine de sağduyuyu elden bırakmıyor ve geçmişte var olan çatışma iklimine teslim olmuyor. Miting, gösteri ve Ata'ya şikayetle tepkisini ortaya koyuyor. Bu da aslında nihai hedef olan demokratikleşme ve normalleşme sürecinin yavaş yavaş yerleştiğini göstermesi açısından iyi bir durum.

0 yorum: