09 Eylül 2007 Pazar

CHP'yi CHP'lilerden korumak

Bugün 9 Eylül. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 84. kuruluş yıldönümü. Cumhuriyetin ilk partisi CHP'de, bugünü kutlamak için çeşitli törenler yapılıyor.

Baykal, muhaliflerden korunuyorCHP lideri Deniz Baykal, Anıtkabir'e yaptığı ziyarette, Ziyaret Defteri'ne günün anlam ve önemine ilişkin yazdığı sözlerin bir bölümünde şu ifadelere yer vermiş:

Bugün yeni bir dönemin içindeyiz. Cumhuriyetimiz içeriden kaynaklanan saldırılara, kuşatmalara karşı da savunulmak durumundadır. Yozlaşmış, içeriği boşaltılmış, biçimsel bir kalıba dönüştürülmüş bir demokrasi anlayışıyla Cumhuriyetimiz ve ulusal birliğimiz tehdit altındadır.

Cumhuriyete içerden yapılan saldırılar denilirken kastedilen nedir? Bu sorunun cevabını ararken televizyonda "CHP'yi CHP'lilerden koruma" ile ilgili bir haber yayınlanıyordu. Anlaşılan, polisimizin bu gündeki görevi CHP'yi muhalif CHP'lilerden korumak olmuş.

Bu durumu iki şekilde değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, cumhuriyet demek CHP demektir. Tek parti dönemi anlayışının hala daha devam ettiğini kabul edip cumhuriyete yapılan saldırılar CHP'ye yapılmış sayılır. Bu nedenle muhalif CHP'lilerin hareketi cumhuriyete karşı yapılmış bir saldırıdır; bu yüzden cumhuriyet ve onun temsilcisi CHP bu saldırılara korşu korunmalıdır.

İkinci durum ise birinci durumu reddedip Türkiye'deki bütün siyasi partilerin cumhuriyetin partisi olduğunu kabul etmektir. Bu durumda Baykal'a göre yalnız CHP değil, bütün siyasi partiler tehlike altındadır. Ve diğer partilerin cumhuriyete tehdit oluşturduğu söylenemez. Ha şimdi birileri çıkıp diğer siyasi partilerin cumhuriyetin partisi olmadığını iddia edeceklerdir. O halde bu siyasi partilerin varlıkları gayr-i meşru olmaz mı? Yasal olarak bu partiler var olduğuna göre bunlar tarafından cumhuriyetin temel değerlerine karşı bir hareket iddia edilebilir mi?

Sarıgül, önce kendisini CHP iktidarına taşımalıBence bu iki değerlendirmeden ilki daha gerçekçi. En azından bu yaklaşım CHP'yi içinde bulunduğu tehdit ortamından kurtarıp belki de günün birinde iktidara taşıyabilir. 999 parolası ile yola çıkan Mustafa Sarıgül önderliğindeki muhalifler partiye Erdal İnönü, Altan Öymen ve Hikmet Çetin gibi isimlerin geri dönmesini istiyor. Bir de Mustafa Sarıgül'ün sözlerinden alıntı yapalım:

Blair ve Schröder istifa ediyor ama beyefendi istifa etmiyor. Çünkü o laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyetini değil, kendi koltuğunu koruyor.

0 yorum: