Bundan birkaç ay önce bağımsız milletvekillerinin birleşik oy pusulasında yer alması ile ilgili dusunceler.org adlı blogda T. Suat Demren tarafından "Söylemezsem Çatlarım" adlı bir yazıya yorum yapmıştım. O yorumu buraya aynen kopyalıyorum:
Efendim,
Bağımsız adayların oy pusulasına eklenmesi ve baraj sorunu her zaman içiçe konular olmuştur. Önce seçim sistemini alalım. Türkiye’de %10 baraj gereksinimi seçimlerde nispi seçim sisteminin tercih edilmesinden kaynaklanmaktadır. Burada her parti aldığı oy oranında meclise milletvekili gönderir. Durum böyle olunca siyasi istikrar açısından %10 seçim barajı konulmuştur. Türkiye’deki parlementer seçim sistemini diğer parlementer rejimlerle kıyaslamak Türkiye’deki seçimlerin adilliği konusunda bilgi verebilir -örneğin burada Türkiye ile parlementer rejimin beşiği İngiltere kıyaslanmış, ayrıca Amerika’da da başkanlık seçimlerinde bu sistem uygulanıyor yani her eyaletten yalnızca bir partiye mensup kişiler seçilebiliyor-. Buradan da görüleceği gibi temsilde adalet konusu her zaman her yerde yaşanan bir problemdir ve siyasi istikrar açısından temsilde adalet belli derecede göz ardı edilir.
İlginç olan konu ise bölgesel seçim sistemi gündeme geldiğinde DTP’nin doğu ve güneydoğu Anadolu’dan rahatlıkla parlemontaya milletvekili sokabileceğidir. Aslında bu seçim sistemi 1950 seçimlerinde Türkiye’de uygulanmıştır ve seçimler öncesinde nispi sistemi savunan DP, bunda ne kadar yanıldığını anlamıştır, zira bölgesel seçim sistemi lehine işlemiş ve meclisteki sandalyelerin çoğunu kapmıştır.
Fakat ilginç olan ise bölgesel seçim sisteminin uygulanmasının Türkiye gibi üniter devlet yapısının çok hassas olduğu ülkelerde çok zor olmasıdır. Hal böyle olunca bu sistemin uygulanması devletin ilkelerine ters düşmektedir.
Bu durumda da istikrarı sağlamak açısından baraj getirilmesi zorunluğu olmaktadır. Bu durum seçmenin oyunun fazla sayıda partiye dağıldığı ortamda olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Fakat böyle bir durumda da seçmen partileri birleşmeye zorlayabilir ya da parti seçiminde kendine yakın bulduğu barajı geçme olasılığı yüksek diğer partiye oy verebilir.
Gelelim, bu kanundaki aynı pusulaya yazılma konusuna. Neden ayrı oy pusulası uygulamasının olduğu eski sistemden DTP’nin - bağımsız adaylarla seçime girerse- yararlanabileceği söylenmiyor? Eski sistemde, seçmen ya bütün partilerin bulunduğu oy pusulasını zarfa koyacak ya da bağımsız adayın kağıdını koyabilecekti. Yani iksini koyunca oy geçersiz sayılmaktadır. Bu yüzden bundan dolayı birçok bağımsız aday geçmişte sorunlar yaşamıştır. Yine aynı şekilde partilerin bulunduğu pusula ile bağımsız milletvekillerinin bulunduğu pusula farklıdır. Bu farklılığın dışarıdan görülebilmesi nedeniyle seçmen baskı altına da alınabilir -ki Doğu ve Güneydoğu illerinde seçmenin baskı altına alınabildiği bilinen bir gerçektir. Bu arada önemli bir başka konudan bahsedeceğim. Yarı başkanlık ve kimi başkanlık sistemlerinin uygulandığı bazı ülkelerde parlemontada seçim barajı ya yoktur ya da çok azdır %1, %5 gibi. Fakat burada da devlet başkanı seçilirken oyların en çok oy alan iki aday arasında dağıtılması hedeflenerek siyasi istikrar sağlanmaya çalışılır.

0 yorum:
Yorum Gönder